Alatay nedir, Alatay ne demek

Alatay; İsim, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Alatay isminin anlamı, Alatay ne demek:

Derisinde benekler olan tay. Alatay ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ağrı ili, Patnos ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Alatay hakkında bilgiler

Alatay, Ağrı ilinin Patnos ilçesine bağlı bir köydür. Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur. Ağrı iline 89, Patnos ilçesine 9 km uzaklıktadır.

Alatay anlamı, tanımı

Alat : Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. [Bakınız: aladı]. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı

Alata : Karışık, toplama. Karışık maddelerle yapılan bir çeşit ekmek. Uçurum: Alatadan aşağı yuvarlandı. Yüksek: Arabaya alata yük vurmuş. Sürüye katılmayan zayıf, hasta hayvan. Nekahat devresindeki iştahlılık.

 

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Nereden : Hangi yerden?. Nasıl, ne gibi bir ilişki ile.

Balata : Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

Nerede : Hangi yerde?. "İmkânsız" anlamında kullanılan bir söz.

Patnos : Ağrı iline bağlı ilçelerden biri.

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Köydür : Uzun floş eteklik.

Yoktur : Olmaz.

Köyün : Büyük sepet, küfe.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Diğer dillerde Alaşımlı takım çeliği anlamı nedir?

İngilizce'de Alaşımlı takım çeliği ne demek ? : alloy tool steel