Alatene nedir, Alatene ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bulgur ve mercimekle yapılan bir çeşit yemek.
Çavdarla karışık buğday: Bu yıl 50 gülek alatenem çıktı.
Alatene anlamı, kısaca tanımı
Alat : Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. [Bakınız: aladı]. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı
Alaten : Cüzzamlı.
Mercimek : Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi (Lens culinaris). Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, kırmızı, sarı veya yeşil, yuvarlak ve yassıca tohumu, yasmık.
Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.
Çavdar : Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale). Bu bitkinin esmer ve uzun tanesi.
Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.
Gülek : Sevimli, güler yüzlü, çok gülen kişi. Ağaçtan yapılmış kap (süt, yağ, ve benzerleri konulur). Bir tahıl ölçüsü. Araba başlığı. Ufak su birikintisi. At, kısrak sürüsü. Topal eşek. 16-20 kilogramlık tahıl ölçüsü. [Bakınız: külek]. Güler yüzlü, güleç. İçel ilinde, Gülek nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
Merci : Başvurulacak yer ya da makam.
Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Çıktı : Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.
Merc : Bahis.
Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.
Yeme : Yemek işi. Yiyecek.
Diğer dillerde Alaşımlı takım çeliği anlamı nedir?
İngilizce'de Alaşımlı takım çeliği ne demek ? : alloy tool steel

Bu kısımda Alatene nedir? Alatene ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Alatene tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Alatene hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.