Alkalis türkçesi Alkalis nedir

Alkalis ile ilgili cümleler

English: Alkalis neutralize acids.
Turkish: Alkali asitleri nötr hale getirir.

Alkalis ingilizcede ne demek, Alkalis nerede nasıl kullanılır?

Alkalisation : Alkalizasyon. (kimya) alkali yapma eylemi (ayrıca alkalization). Alkalileştirme.

Alkalise : (kimya) alkali yapmak. Alkalin hale getirmek. Baz olmak (ayrıca alkalinize). Alkalileştirmek. Alkalileşmek.

Alkali bee : Alkali arısı.

Alkali cellulose : Alkali selüloz. Alkaliselüloz.

Alkali disease : Selenyum zehirlenmesi. Alkali hastalığı.

Alkali metal : Periyodik cetvelin ı. grup metallerinden herhangi biri. Alkali metaller.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar. Alkali kayaç.

Alkali metals : Periyodik cetvelin ı. grup metallerinden herhangi biri. Alkali metaller.

Alkali soil : Alıştırma topraklar. Alıştırma toprak. Mineraller içeren kurak bölgelerde bulunan toprak.

Alkali reserve : Alkali rezerve.

İngilizce Alkalis Türkçe anlamı, Alkalis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alkalis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Alkaline : Bazlı. Bazik. Alkalen. Alkali ihtiva etme, alkali özellikler gösterme hali. alkali maddelerin ağızda oluşturduğu his, bazik. Kalevi. Sudaki çözeltilerinde hidroksil yükünü, oh¯ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği. Alkali reaksiyon gösteren. alkaliyle ilgili.

Datum : Veri. Haber. Nesne, olay ve süreçlerin bilimsel araştırılmasında nicel sonuçlara, yasalara ulaşabilmek için sağlanması gereken ön bilgi ve ölçüm. Ölçüde başlangıç nokta. Bilgiler. Data. Kıyas çekidi. Veriler. Done. Sonuç çıkarmak, çıkarsama yapmak, ya da bir incelemeyi sürdürmek için gerekli olaylara, ilişkilere ve sayısal ham bilgilere verilen ad. bir araştırmada sorunun çözümünü sağlamak amacıyla derlenen bilgiler.

Pyridine : Piridin.

Alkalies : Alkaliler. Bazlar.

Imidazole : İmidazol. Çoğunlukla organik sentezlerde kullanılan şeffaf heterosiklik bir bileşim (kimya).

Bases : Saha kenarı. Esas. Altlık. Taban. Üs. Alt. Kök. Depart. Kaide.

Compound : Birleşik. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Birkaç elementden yapılmış madde. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bileşik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Alcali : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Suda eriyebilen ve hidroksit iyonları oluşturan kimyasal özdek.

Melamine : Melamin. Bir cins plastik.

 

Base : İlkyazı. Temel. Kaide. Depart. Alt. Taban. Dip. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1’5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Kök. Dayanak.

Alkalis synonyms : saltlike, cyanuramide, alcalescent, base forming, glyoxaline, alkalic, purine, basic, iminazole, electropositive, alkalescent, pyrimidine, datums, alkali, basic dye, chemical compound.

Alkalis zıt anlamlı kelimeler, Alkalis kelime anlamı

Amphoteric : Ortamın ph durumuna göre bir bileşiğin hem asit hem de baz yüklü olması durumu. Kimyasal maddenin alkali ph ortamında noniyonik olma ve ph abit tarafına doğru azaldığına katyonik hale gelmesi özelliği. Amfoterik. İkircil. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asitli bazlı etken. Ortamın ph derecesine göre bir bileşiğin hem bazik hem asidik olmak üzere iki taraflı iyonize olma durumu. Çift etkili. Dönek. Hem asit hem baz olarak çalışan (kimya).

Acidic : Asitleşmek. Aşırı asitli madde ihtiva eden. Büyük miktarda silis içeren. Asitli. Asidite. Asidik. Asitsi. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asitsel. Asitik.