Allots türkçesi Allots nedir

Allots ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary counted the ballots.
Turkish: Ali ve Mary oy pusulalarını saydılar.

English: We have to count all of the ballots.
Turkish: Bütün oy pusulalarını saymak zorundayız.

Allots ingilizcede ne demek, Allots nerede nasıl kullanılır?

Ballots : Oylama yapmak. Oy vermek. Kura çekmek.

Cast two ballots : İki kere oy vermek.

Shallots : Soğancık.

Allot to : Birine tahsis etmek. Birisi için ayırmak. -e paylaştırmak. -e dağıtmak.

Allot : Bölüştürmek. Hisseye ayırmak. Paylaştırmak. Vermek (süre). Hisselere ayırmak. Ayırmak. Kura ile belirlemek. İfraz etmek. Tanımak (süre). Pay etmek.

Allotransplantation : Allotransplantasyon. Aynı türden olan alıcıya genetik yönden farklı olan aynı türdeki donörden organ veya vücut dokusu parçası transplantasyon yapma eylemi.

Allotments : Arsa payı. Pay etme. Program tahsisleri. Parselleme. İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Hisse. Bölüştürme. Tahsis. Paylaştırma. Hisselere ayırma.

Allotment note : Tayfa senedi.

 

Allotriomorphic : Eşözdekbiçimli. Allotriomorf.

Allotransplant : Aynı türden olan alıcıya genetik yönden farklı olan aynı türdeki donörden transplantasyon yapılan organ veya vücut dokusu.

İngilizce Allots Türkçe anlamı, Allots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Secretes : Yürütmek. Salgılamak. Gizlemek. Saklamak. Çalmak. Salgılama.

Decriminalise : Yasallaştırmak. Decriminalize. Suç olmaktan çıkarmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar).

Grant : Nasip. Bağışlamak. Bağışlama. İmtiyaz. Yerine getirmek. Varsaymak. Tahsisat. Teslim etmek. Hibe etmek.

Parcelled : Parsellenmiş. Parsellemek. Bölmek.

Consecrate : Adak adamak. Hasretmek. Adamak. Kutsal sayılmak. Vakfetmek. Vermek (dini bir törenle belirli bir unvan). Kutsamak. Kutsallaştırmak. Takdis etmek.

Put up : Sunmak. Konservesini yapmak. Gecelemek. Misafir olmak. Vermek. Havaya kaldırmak. Reçelini yapmak. Bildirmek. Düzenlemek. Önceden ayarlamak.

Parcelling : Parselasyon. Bölmek. Parselleme. Parsellemek. Yerbölümleme. İfraz. Genellikle tarımsal nitelikte olan belli bir toprak parçasının, kentin düzentasarısına ve bayındırım kurallarına uygun biçimde, anayolları ve yeşil alanları belirtilmiş yapı alanlarına adacıklara, küçük parçalara ayrılması işlemi.

Allocated : Ayrıldı. Tahsis edilmiş. Ayrılmış.

Parcel out : Üleştirmek. Bölmek. Taksim etmek. Eşit kısımlara ayırıp dağıtmak. Parsellemek.

Accounters : Belirlemek. Atfetmek. Atamak.

Allots synonyms : allow in, divide up, deal, allows, intromit, abstracts, include, subdivides, carve up, go for, brook, appropriates, favour, suffer, allow, assign, allocating, decriminalize, share out, stand, appropriated, parceling, countenance, admeasure, secrete, endure, tolerate, consecrates, consigns, portioning, furlough, give, support.

 

Allots zıt anlamlı kelimeler, Allots kelime anlamı

Refuse : Refüze etmek. Çöp. İmtina etmek. Geri çevirmek. Kaçınmak. Atık. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Ayak diremek. Reddetmek. Cerh etmek.

Criminalise : Yasadışı yapmak. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Yasadışı olarak duyurmak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Suçlu muamelesi yapmak. Yasaklamak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. Mücrimleştirmek. İllegal ilan etmek. Suçlu yaratmak.

Forbid : Engel olmak. Haram etmek. Menetmek. Yasaklamak. Memnu kılmak. Men etmek. Yasak etmek. Olanak vermemek.

Allots antonyms : outlaw, disallow, criminalize, reject, prevent.