Alloying türkçesi Alloying nedir

  • Değerini düşürmek.
  • Alaşımlama.
  • Bozmak.
  • Karışım yapmak.
  • Alaşım hazırlamak.

Alloying ingilizcede ne demek, Alloying nerede nasıl kullanılır?

Alloying element : Alaşım elementi. Alaşım elemanı.

Alloy carbide : Alaşım karbürü.

Alloy cast iron : Alaşımlı dökme demir. Dökme demir alaşımı.

Alloy coating : Alaşım kaplama.

Alloy diode : Alaşım diyodu.

Alloy tool steel : Alaşımlı takım çeliği.

Alloy steel : Alaşımlı çelik. Özel çelik. Hususi çelik. Çelik alaşımı. Alaşım çeliği.

Aluminium alloy piston : Alüminyum alaşımlı piston.

High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.

Aluminium alloy wheel : Alüminyum tekerlek. Alüminyum jant.

İngilizce Alloying Türkçe anlamı, Alloying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alloying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pestiferous : Hastalık taşıyan. İğrenç. Başkalarına sıkıntı veren. Hastalık nakleden. Bulaşkan. Bulaşıcı. Bulaşıcı hastalık yayan. Baş belası.

Attenuates : Hafifleştirmek. Hafifletmek. Kısmak. Zayıflatmak. Söndürmek. İnceltmek. Daraltmak. Azaltmak. Sindirmek. Seyreltmek.

Abashing : Utandırmak. Utandırma.

Plaguy : Belalı. Baş belası olan. Baş ağrıtıcı.

Abolish : İlga etmek. Durdurmak. Kaldırmak. İptal etmek. Lağvetmek. Feshetmek. Yürürlükten kaldırmak. Hükümsüz kılmak. Ortadan kaldırmak.

 

Galling : Gurur kırıcı. Can sıkıcı. Parça kalkması. Kırıcı. Gevşeme. Sürtünme yapışması. Sinirlendirici. Sinir edici. Yaralayan. Akıntılı.

Bastardize : Çarpıtmak saptırmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Alçaltmak. Yozlaşmak. Piç etmek. Kötüleştirmek. Lekelemek. Lekelenmek.

Abash : Pert etmek. Mahcup etmek. Kırmak. Karıktırmak. Utandırmak. Gururunu incitmek.

Alloyed : Alaşım yap. Alaşımlı. Alaşım halinde.

Irritating : Sinirlendiren. Sinirlendirici. Kaşındıran. Rahatsız edici. Tahriş edici. Kızdırıcı. Kaşındırıcı. Sinirlendirme. Sinir. Rahatsız etme.

Alloying synonyms : plaguey, vexatious, nettlesome, adulterating, alloys, alloy, pesky, addles, encouraging, bastardizes, bothersome, teasing, become cheaper, vexing, addling, bastardizing, affects, adulterate, bemean, become cheap, pestering, attenuate, bastardise, addlings, affect, addle, disagreeable, adulterates, abashes, abolishes.

Alloying zıt anlamlı kelimeler, Alloying kelime anlamı

Agreeable : Münasip. İyi. Makbul. Hemfikir. Uygun. Kabul edilir. Razı. Anlaşmaya hazır. Uzlaşmacı. Uysal.

Discouraging : İç karartıcı. Cesaret kırıcı. Üzücü. Hayal kırıklığına uğratan. Heves kırıcı. Hevesini kırma.