Alts türkçesi Alts nedir

Alts ile ilgili cümleler

English: The salts and minerals found in these mountains are quite diverse.
Turkish: Bu dağlarda bulunan tuzlar ve mineraller oldukça farklıdır.

English: The salts of sulfuric acid are called sulfates.
Turkish: Sülfürik asitin tuzları, sülfatlar olarak adlandırılır.

Alts ingilizcede ne demek, Alts nerede nasıl kullanılır?

Ammonium salts : Amonyum tuzu.

Asphalts : Asfalt kaplamak. Asfaltlamak.

Basalts : Bazalt. Bazalt taşı. İdaho eyaletinde şehir. Kolorado eyaletinde şehir. Mafik volkanik kayaç. Yanıktaş.

Bath salts : Banyo tuzları. Yunak tuzları. Rahatlamak ve tazelenmek amacıyla banyoya güzel bir koku vermek için kullanılan iyi kokan tuzlar.

Bile salts : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Safra kesesinden ince bağırsağa salgılanan ve yağların küçük partiküler dönüşümünü sağlayan biyokimyasal maddeler. Safra tuzları. Safrada bulunan ve sindirim sırasında yağların parçalanmasına yardım eden sodyum glikokolat ve sodyum torokolat. öd tuzları, biyolojik deterjanlar. Karaciğerde birincil safra asitleri olan kolik asit ve kenodeoksikolik asidin karboksil grubuyla glisin veya taurinin amino grubunun amid bağıyla bağlanması sonucunda oluşan bileşikler; glikokolik asit, glikokenodeoksikolik asit, taurokolik asit, taurokenodeoksikolik asit.

 

Epsom salts : Epsom tuzları. Magnezyum sülfat. İngiliz tuzu.

Cobalts : Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Kobalt.

Gestalts : Geştalt. Gestalt.

Halts : Durdurmak. Kesmek. Aksamak. Tereddüd etmek. Sendelemek. Topallamak. Durmak. Tökezlemek. Duraksamak. Tereddüt etmek.

Exalts : Heyecanlandırmak. Yüceltmek. Methetmek. Yere göğe koyamamak. Göklere çıkarmak. Artırmak. Yükseltmek. Övmek. Sevindirmek. Güçlendirmek.

İngilizce Alts Türkçe anlamı, Alts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Study : Saygılı olmak. İncelemek. Öğrenim. Etüt etmek. Çabalamak. Eğitimini görmek. Araştırmak. Okumak. Çalışma yapmak. Öğrenmek.

Base : Taban. Temel. Esas. Akarsuların aşındırma yapabildiği en aşağı düzey. Dayanak. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. Üs. Aşınma taban düzeyi. Kök.

Bailiwick : Uzmanlık alanı. Şerifin vekilinin yetki bölgesi. Yetki alanı. Vekilinin yetki bölgesi. Bilgi alanı. Yetki bölgesi.

Quadrivium : Astronomi.

Romanticism : Çoşumculuk. Coşumculuk. Romantizm. Duygusallık. Romantik ortam.

Lower : Küçültmek. Eksilmek. Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. İndirmek. Alçaltmak. Aşağılamak. Kırmak (gurur). Düşürmek. Eder indirimi.

 

Art history : Sanat tarihi. Sanatın ve mimarlığın zaman içinde gelişimi incelemesi.

Below : Düşük rütbede. Alttan. Aşağı. Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi. Aşağıdaki. Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı. Alttaki. Aşağıdan. Önünde.

Belows : Aşağı. Düşük rütbede. Aşağıdan. Alttaki. Aşağıda. Altında. Altta. Aşağıdaki. Alttan.

Linguistics : Lengüistik. İnsanın konuşma yetisi ile yeryüzündeki dilleri ses, biçim, anlam ve sözdizimi bakımından genel ya da karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim. Dilbilimi. Dil bilim. Dil bilimi. Dilbilim.

Alts synonyms : literary study, humanistic discipline, performing arts, oriental studies, stemmatology, subject field, stemmatics, classicalism, romantic movement, hypoing, chronology, hypo, nether, bottom, hypos, field, philology, inferior, occidentalism, library science, musicology, field of study, infra, inferiors, bases, trivium, fine arts, pitch, beaux arts, bottoms, discipline, history, neoclassicism.

Alts zıt anlamlı kelimeler, Alts kelime anlamı

Romanticism : Romantik ortam. Romantizm. Çoşumculuk. Duygusallık. Coşumculuk.

Classicism : Klasisizim. Klasik öğrenim. Klasizm. Klasik biçime uyma. Klasikçilik. Klasisizm. Klasik öğrenimi savunma.

Fortunately : Çok şükür. Şans eseri. Allah'tan. Çok şükür ki. Bereket versin. Neyse ki. İyi ki. Allahtan. Şükür ki. Bereket versin ki.

Alts antonyms : luckily.