Anakronik nedir, Anakronik ne demek

Anakronik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Çağı geçmiş, çağa uymaz, eskimiş.
  • Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunan

"Anakronik" ile ilgili cümle

  • "Diplomasi bu gülünç duruma neden düşmüştür? Çünkü o, bu devrin göreneklerine ve geleneklerine saplanıp kalmış anakronik bir müessesedir." - Y. K. Karaosmanoğlu

Anakronik hakkında bilgiler

Anakroni,(Yunanca ανά, "karşısında," ve χρόνος, "zaman") tarihi kesin olarak bilinen bir olayı değişik bir tarihte gerçekleşmiş; yaşadığı zaman belli olan bir kişiyi de değişik bir tarihte yaşamış gibi göstermedir.

Nasrettin Hoca’nın Timur ile ilgili fıkraları gibi. Bu durum bilgi eksikliğinden kaynaklanabilir ya da bir amaç için bilinçli olarak yapılabilir.

"Anakroni" aynı zamanda rap müzik yapan bir sanatçının takma ismidir. bknz: www.myspace.com/anakroni

Anakronik anlamı, kısaca tanımı:

Tarih : Tarih kitabı. Tarih dersi. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı.

 

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Arkada kalan hayat. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak.

Uymaz : Aykırı, başka türlü, mugayir.

Yanılgı : Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. Yanlış davranış. Yanlışı doğru veya doğruyu yanlış sanma, hata. Yanılma durumu.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Değişik : Yedek iç çamaşırı, giyecek. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Değiştirilmiş, muaddel. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı.

Gerçek : Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Gerçeklik. Doğruluk. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Temel, başlıca, asıl. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.

Çağa : Çocuk, bebek.

İçinde : Süresince, zarfında. ... ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Diğer dillerde Anakronik anlamı nedir?

Almanca'da Anakronik : adj. anachronistisch

Rusça'da Anakronik : adj. анахроничный, анахронический