Ander nedir, Ander ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka.

İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır: Ander kalsın yaşmağın, göremedim yüzünü.

Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel.

Erkeklik organı.

Kadının cinsiyet organı.

Uğursuz, sahipsiz, metruk.

Ander ile ilgili Cümleler

  • Dedektif Dan Anderson daha fazla sorgulama için Tuğba'yı karakola götürdü.
  • Çavuş Dan Anderson polis karakolunun etrafına barikat dikilmesini emretti.
  • Kristy Anderson, Larry Ewing'in eşidir.
  • Londra'da Anderson Antik dükkanında bilgi arıyorum.
  • Binbaşı Anderson savaşı durdurmaya hazırdı.
  • Onlar Anderson ve adamlarının kaleyi terk etmesi gerektiğini söylediler.
  • Anderson köpeklerden çok korkar.
  • Keşke ben de Ian Anderson kadar iyi flüt çalabilsem.
  • Dedektif Dan Anderson bir tazı gibi iz üzerinde kaldı.
  • Anderson, talebi reddetti.
  • Meri'yi Türkçe yazıyorsak eğer, bu filmin adına Das Leben Der Anderen diyebilir miyiz?
  • Anderson ailesi dışında herkes gelecek Perşembe akşamı partiye gidiyor.
  • Anderson'a kısa bir not uzattılar.

Ander anlamı, tanımı

Ander kalmak : Yok olmak, olmaz olmak: Ander kalsın böyle kâr. Ellere kalmak, başkasının olmak: Sahibi öldüya o da ander kalsın

Anderhana : Kızılcık büyüklüğünde, kırmızı, tüylü meyvası olan ve yaprakları defne yaprağına benziyen bir çeşit ağaç.

 

Dermacentor andersoni : Odun kenesi.

Hans christian andersen ödülü : Ünlü yazar Andersen adına düzenlenen, çocuk kitapları yazan ve bu alanda başarı gösteren yazarlara verilen ödül.

Kuhlmann anderson ölçeri : Okul öncesi yıllarından olgunluk çağına dek anlağı değerlendirmeğe yarayan bir ölçer.

Erkeklik organı : Erkeğin çiftleşme organı, kamış, sik, zeker, penis, fallus.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Erkeklik : Erkek olma durumu. Erkekçe davranış, yiğitlik, mertlik. Bir erkeğin fizyolojik görevini yerine getirme gücü.

Sahipsiz : Kimsenin malı olmayan, iyesiz. Koruyucusu, gözeteni bulunmayan.

Cinsiyet : Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.

Erkekli : Erkeği olan.

Uğursuz : Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.

İğrenç : İnsanda iğrenme duygusu uyandıran, tiksindiren, müstekreh. İnsanda iğneme duygusunu uyandıracak biçimde.

Miskin : Çok uyuşuk olan (kimse). Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse). Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse). Âciz, zavallı.

Göreme : Nevşehir ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Hantal : Kocaman, iri, kaba. İşi, davranışları kaba ve yavaş.

Çirkin : Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).

Metruk : Bırakılmış, terk edilmiş. Kullanılmayan.

Diğer dillerde Andean grubu anlamı nedir?

İngilizce'de Andean grubu ne demek ? : andean group