Antihemophilic globulin türkçesi Antihemophilic globulin nedir

Antihemophilic globulin ingilizcede ne demek, Antihemophilic globulin nerede nasıl kullanılır?

Antihemophilic : Antihemofilik. Hemofiliye karşı etki eden (kanın normal bir şekilde pıhtılaşamaması ile tanımlanan kalıtsal rahatsızlık).

Globulin : Suda erimeyen fakat tuzlu solüsyonlarda eriyen kan serumunun başlıca proteini, beta globulin, gama globulin. Globulin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yuvarcık. Birçok enzimatik görevi yanında bağışıklık reaksiyonlarında da görev alan, çoğunluğu karaciğer ve bir kısmı lenfoid dokularda yapılan, alfa, beta ve gama diye üç tipi bulunan bir plazma proteini. Suda çözünmeyen, sulu tuz çözeltilerinde çözünen, kan serumunun başlıca proteini. tohumlarda ve diğer salgılarda da bulunan, büyük bir protein grubundan herhangi biri. beta globulin, gama globulin. Globulin (kan proteini). Globülin.

Antihemophilic factor : Faktör vııı. Antihemofilik faktör.

Antihemophilic factor b : Antihemofilik faktör b. Faktör ıx.

Antihemophilic factor c : Antihemofilik faktör c. Faktör xı.

Antihemophilic factora : Antihemofilik faktör a. Faktör vııı.

İngilizce Antihemophilic globulin Türkçe anlamı, Antihemophilic globulin eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Antihemophilic globulin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Antihemophilic factor : Antihemofilik faktör.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Ahf : Antihemofilik faktör.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Abaksiyal.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Antihemophilic globulin synonyms : ahg, a clay, abdomen, antihemophilic factora, a dna, abdominal fat necrosis, abdominal distention, abdominal pain, a c syndrom, abattoir, abamectin, factorvii.