Areas türkçesi Areas nedir

Areas ile ilgili cümleler

English: All the seating areas are taken.
Turkish: Tüm oturma yerleri tutulmuş.

English: He also discovered sunspots, the dark areas of the Sun. He saw that the planet Venus has light and dark phases just like the Moon. These discoveries provided empirical information that proved that the Sun is at the center of the Solar System, as Nicholas Copernicus had predicted.
Turkish: O da güneş lekelerini, güneşin karanlık alanlarını keşfetti. O, Venüs gezegeninin ışığı olduğunu ve sadece ay gibi karanlık evreleri olduğunu gördü. Bu keşifler güneşin güneş sisteminin merkezinde olduğunu kanıtlayan deneysel bilgi sağladı, Nicholas Copercinus'un önceden bildirdiği gibi.

English: In Canada, there are many areas where it is illegal to log trees.
Turkish: Kanada'da ağaç kesmenin yasa dışı olduğu bir sürü alan vardır.

English: Advances in science and technology and other areas of society in the last 100 years have brought to the quality of life both advantages and disadvantages.
Turkish: Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.

English: I visited a lot of different areas in England.
Turkish: İngiltere'de birçok farklı alanları ziyaret ettim.

 

Areas ingilizcede ne demek, Areas nerede nasıl kullanılır?

Areas of the disk to scan : Taranacak disk alanı.

Densely populated areas : Kalabalık nüfuslu alanlar. Çok fazla sayıda insandan oluşan alanlar. Yoğun nüfuslu alanlar. Nüfusu yoğun bölgeler.

Depressed areas : Geri bırakılmış bölgeler.

Distressed areas : İşsizliğin yoğun olduğu bölge. Yoğun işsizlik bölgesi. Fakirliğin yoğun olduğu bölge.

Green areas : Yeşil alanlar.

System and data areas : Sistem ve veri alanları.

Lighting areas : Işıklama çalışmalarında genellikle altı bölüme ayrılan sahnenin ışıldaklar ve dizi ışıklarla aydınlatıldığı alan. Aydınlatma alanı.

Law of areas : İkinci kepler kanununun genel ifadesi; iki cisim probleminde alan hızının değişmez olması. Alan kanunu.

Subareas : Tali bölge.

Area bell : Bodrum girişi zili.

İngilizce Areas Türkçe anlamı, Areas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Areas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Floor space : Bir yapının, tasar ve yönetmeliklere göre düzenlenmiş yerbölümde kapladığı alan. Döşeme sahası. Taban alanı.

Anchorage ground : Demirleme yeri.

Eye : Nazar. Gözlemek. Gözetlemek. Halka. Dikkatle bakmak. Görüş. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. İzlemek. Kuşkuyla bakmak.

Clear : Temiz. Tahliye etmek. Uzakta. Belgin. Açık. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tamamen. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Silmek. Uzağa.

 

Waist : Bluz. Yelek. Orta kısım. Vücudun göğüs ile karın bölgeleri arasında kalan kuşak kısmı. Geminin orta kısmı. Bir şeyin orta kısmındaki girinti. Korsaj. Bel. Kadın elbisesinin üst kısmı.

Lunula : Hilal biçiminde herhangi bir yapı. tırnağın kökünde hilal biçiminde olan beyaz bölge. Lunula.

Safety : Güven. Koruyucu. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Safeti. Korkusuzluk. Asayiş. Emniyet. Selamet. Güvenlik.

Ambit : Şümul. Çevre. Muhit. Sınır. Çerçeve. Ortam. Saha. Etraf. Hudut.

Epigastrium : Epigastriyum. Epigastr. Üstkarın. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üst karın. Göbek bağının bağlandığı yerin üstünde, abdomenin üst kısmının orta bölgesi. Üst karın duvarı. Karında mide üstü bölgesi.

City block : Ada. Caddelerle çevrilmiş dikdörtgen boşluk (genellikle bir banliyo bloğundan daha büyük ebatta). Kesişen sokaklarla ayrılan blok. Yapı adası. Çevresi yollarla çevrili, yerbölümlere ayrılmış kent toprağı ile bu topraklar üzerine oturtulmuş yapılardan oluşan küçük bir kent dilimi yapı adası.

Areas synonyms : hunting ground, parafovea, winner's circle, area of cardiac dullness, fovea centralis, pressure point, lunule, rain shadow, cortical area, bed ground, macular area, ring of color, staging area, body part, bedground, cortical region, no man's land, high country, resort area, pubic region, clearing, free zone, districted, loins, open, macula lutea, tank farm, country, scene, palm, side, refuge, section.