Armure türkçesi Armure nedir

  • Armür.
  • Armur.
  • Zırh örgü.

Armure ingilizcede ne demek, Armure nerede nasıl kullanılır?

Carmustine : Nitrozoüre grubundan antineoplastik etkili, alkilleyici bir ilaç. Özellikle beyin metastazlarında kullanılan bir kemoterapötik ilaç. Karmustin.

Earmuff : Kulaklık (soğuğa karşı). Kulaklık (soğuğa karşı takılan). Kulak kapatıcı.

Earmuffs : Kulak tıkaçları. Kulak koruyucuları. Kulakları sıcak tutmaları için kulak üzerine giyilen koruyucu çift (gürültüye karşı korumada da kullanılabilir).

Warmups : Isınma işi. Isınmayla geçen zaman. Isınma giysisi. Isınma. Bir spor aktivitesi sırasında veya öncesinde giyilen rahat bir giyecek.

Yarmuch : Ürdün nehri'nin ana kollarından biri. Küçük ürdün nehri.

Yarmulka : Dini bütün museviler tarafından giyilen bir tür başlık. Takke. Bere.

Arm guard : Silahlı koruma.

Yarmuch river : Yarmuch nehri. Ürdün'de bir nehir. Ürdün nehri'nin ana kollarından biri.

Yarmulke : Musevilerin ibadet ederken başlarına taktıklar takke. Takke. Sinagog şapkası. Bere. Dini bütün museviler tarafından giyilen bir tür başlık.

Arm floats : Kolluk.

İngilizce Armure Türkçe anlamı, Armure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Armure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Make : Olmak. Çeşit. Marka. Biçim. Yaratmak. Yapılış şekli. Hazırlamak. Eylemek. Kazanç. Düdüklemek.

Represent : Adına davranma. Tasvir etmek. Gösterimlemek. Sahneye koymak. Betimlemek. -in adına hareket etmek. Sonucu olmak. İfade etmek. Temsil etmek. Tarif etmek.

Support : Taraf tutmak. Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule]. Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması. Kaldırmak. Üstlenmek. Cesaret vermek. Para sağlamak. Dayamak. Bakmak. Takviye etmek.

Defend : Arkasında olmak. Savunmak. Kanat açmak. Himaye etmek. Korumak. Saklamak. Reddetmek. Müdafaa etmek.

Expostulate : İtiraz etmek. Eleştirmek. Uyarmak. Öğüt vermek. Protesto etmek. Sitem etmek. Karşı çıkmak.

Lay out : Düzen. Plan. Maket. Hazırlamak. Paralamak. Vurmak. Planlamak. Sergilemek. Yere sermek. Sarf etmek.

Secure : Sigortalamak. Güvencede. Sıkıca kapatmak. Güvenli. Güvenceye almak. Kuşkusuz. Sağlam. Kesin. Teminat vermek. Ele geçirmek.

Present : Vermek. Mevcut. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Şimdiki. Armağan. Tanıtmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Göstermek. Şu anki. Hediye.

Doom : Ölüm. Lanet. Kötü kader. Son. Mahkum etmek. Akıbet. Son bulmak. Kader. Zeval. Hüküm vermek.

Fend for : Temin etmek. Bakmak. Sağlamak.

Armure synonyms : re argue, reason, ensure, guarantee, insure, vouch.

Armure zıt anlamlı kelimeler, Armure kelime anlamı

Break : Dalmak. Kopmak. Kontrol etmek. Kırma. Uymamak. Mahvetmek. Açıklık. Dizginlemek. Kırmak. Şans.

Bore : Usandırmak. Çap (mermi). Yüksek dalga. Başını ağrıtmak. Bela. Sıkıcı şey. Kalibre. Kuyu. Sıkıcı tip. Sondalamak.

Armure ingilizce tanımı, definition of Armure

Armure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Armor.