Arrows türkçesi Arrows nedir

  • Ok işareti.
  • Dart.
  • Ok.
  • Oklar.

Arrows ile ilgili cümleler

English: Koyomi bought a bow and arrows.
Turkish: Koyomi bir yay ve oklar satın aldı.

English: I'd say that narrows it down quite a bit.
Turkish: Onu epeyce daralttığını söyleyebilirim.

English: The Indians fought with bows and arrows.
Turkish: Kızılderililer yaylarla ve oklarla savaştılar.

Arrows ingilizcede ne demek, Arrows nerede nasıl kullanılır?

Remove all arrows : Tüm okları çıkar. Tüm okları kaldır.

Remove dependent arrows : Etkilenen okları çıkar.

Remove precedent arrows : Etkileyen okları çıkar.

Barrows : Teskere. El arabası. Çekçek. Hadım edilmiş domuz. İşportacı arabası. Höyük. Piramit araba. Tümsek. Çek çek. Tepecik.

Darrows solution : Litresinde 2.7g potasyum klorür, 4.0g, sodyum klorür, 5.9g sodyum laktat içeren ve potasyum eksikliğiyle seyreden hastalıkların tedavisinde kullanılan dengeli bir potasyum çözeltisi. Darrow çözeltisi.

Yarrows : Kandilçiçeği. Kandil çiçeği. Marsama otu. Akbaşlı. Binbir yaprak otu. Barsama otu. Civanperçemi.

Sparrows : Becet. Serçegiller. Çitserçesi. Dağbülbülü. Serçe. Sparrow roketi. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, küçük boylu, gagaları koni biçiminde olan, böcek, meyve vb. yiyen serçe (passer domesticus), ağaç serçesi (p.montanus), söğüt serçesi (p.hispaniolensis), kaya serçesi (petronia petronia) türleri iyi bilinen bir familya.

 

Marrows and pumpkins : Kabakgiller. Yaprakları almaşlı dizilişte olan, çiçekleri tek ya da iki eşeyli; çanak ve taç yaprakları beş parçalı, eriksi, bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan, tohumlarında endosperm bulunmayan, ülkemizde üç cins ve sekiz türle temsil edilen, otsu, sürünücü, ya da tırmanıcı bitkiler.

Handbarrows : El arabası. Teskere. El ile itilen veya çekilen küçük araba. Dört kollu taşıma kabı. Tekerlekli el arabası.

Narrows : Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Dar geçit. Karık. 2 burun arasında yasak bölge olan su geçidi. Dar boğaz.

İngilizce Arrows Türkçe anlamı, Arrows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arrows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Poled : Direk. Dikme. Sırıklamak. Yelken direği. Gönder. Kutup. Zıt karakterli kimse. Sırık. Sırıkla desteklemek.

Missile : Güdümlü mermi ve roketi içine alan genel bir terimdir. Atılan şey. Kurşun. Füze. Mermi. Merak.

Slender : Ufak tefek. Sınırlı. İncecik. İnce belli. Minyon. Kuvvetsiz. Alışılmadık. Az. Dal gibi. Yetersiz.

Width : Genişlik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gen. Enlilik. Belli bir boyda kumaş parçası. Geniş olma durumu. En. Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu. Arz.

Constrictive : Sıkıştırmaya yatkın olan. Kısıtlayan. Sıkan. Bağlayıcı. Daraltılı. Büzücü. Sıkmaya neden olan. Daralma hissine neden olan (nefes vb). Konstriktif.

 

Limited : Sayılı. Mahsur. Sınırlı sorumlu (şirket). Kısıtlı. Ekspres tren. Ekspres. Sınırlanmış. Sınırlı. Belirli. Hudutlarla sınırlı.

Arrowing : Okçuk (takımyıldızı). Temren. İbre. Çıkış yönü oku.

Narrowing : (piyasa vb) daralma. Daralma.

Missiles : Atılan şey. Füze. Mermi.

Arrows synonyms : straplike, narrow mouthed, an arrow, pole, pointer, point, head, strait, breadth, vire, shaft, tapered, gavelock, darted, tapering, narrow minded, arrow, narrowed, thin, darts, mark, constricting.

Arrows zıt anlamlı kelimeler, Arrows kelime anlamı

Wide : Ferah. Bol. Geniş bir alanı kaplayan. Tamamen. Açık. Adamakıllı. Geniş. Vasi. Ardına kadar.

Broad minded : Geniş fikirli. Çogu konuda bilgi sahibi olan. Açık görüşlü.

Unlimited : Sonsuz. Şartsız. Hadsiz. Sayısız. Sınırlanmamış. Kısıtlamasız. Kayıtsız. Limitsiz. Sınırsız.

Arrows antonyms : thick.