Asansör nedir, Asansör ne demek

Asansör; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç

"Asansör" ile ilgili cümleler

  • "Babaevinden kaçan bir kız hınzırlığıyla kat görevlisiyle karşılaşmadan asansöre ulaştım." - T. Uyar

Fransızca'da Asansör ne demek?:

ascenseur

Asansör hakkında bilgiler

Asansör, dikey ve yatay* olarak yük ve insan taşımada kullanılan bir araçtır. Asansör, özellikle şehirlerde vazgeçilmez bir araç olmuştur. Şehirlerde gittikçe artan arsa değerleri sonucu daha yüksek binalar yapılması, insanların üst katlara ulaşabilmesi için asansörleri zorunlu kılmıştır. Ayrıca inşaatlarda ve fabrikalarda yük taşıyan asansörler de mevcuttur.

Asansörler olmasaydı kentlerde pek çok insanın barındığı yüksek yapılar ve gökdelenler kurulamaz, birçok sanayi kolu gelişemezdi.

19. yüzyılda bazı maden ocakları ve fabrikalarda, kömür ve gerekli maddelerin taşınmasında yük asansörleri kullanılıyordu. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atmayan ilk asansörler 19. yüzyıl ortalarında yapıldı. Bu döneme kadar kentlerdeki yapılar insanların merdivenle yukarı çıkabileceği yükseklikte, en çok beş altı katlı yapılıyordu.

 

Bu güvenli asansörler buhar gücü ile çalışıyordu. Bu asansörlerde buhar makinesi bir tamburu döndürüyor, asansör kabinini çeken halat da tıpkı makaralı balık oltalarında olduğu gibi bu tamburun üzerine sarılıyordu. Asansörü Elisha Graves Otis icat etmiştir.

Asansör ile ilgili Cümleler

  • Kendi kendime merdivenlerden yukarı çıkamam. Ben yaşlıyım ve bir asansöre ihtiyacım var.
  • Yirmi kat aşağıya gitmek istiyorsan bir asansöre ihtiyacın var.
  • Asansörlerin bakıma ihtiyacını da bu kurum mu yapıyor? Ne kadar ilginç değil mi?
  • Ali oteldeki asansör operatörü ile iyi arkadaş oldu.
  • Ali gözlerini kapattı ve asansörün kenarına yaslandı.
  • Ali kaç kişinin daha asansöre sığabileceğini merak etti.
  • Asansör bozuktu ve biz beşinci kata yürümek zorunda kaldık.
  • Ön masadaki anahtarımı istedikten sonra asansörle benim kata çıktım.
  • Ali asansöre bindi ve üçüncü katın düğmesine bastı.
  • Bu asansör çalışmıyor. Lütfen merdivenleri kullanın.

Asansör anlamı, kısaca tanımı:

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Asansör boşluğu : Binalarda asansörün işlemesi için bırakılan boşluk.

Servis asansörü : Bir kurum ve kuruluşta hizmet içi kullanılan asansör. İş yeri, ev vb. yerlerde sadece malzemeleri taşıyan asansör.

 

Yük asansörü : Yüksek katlara yük çıkarmak için yapılan, geniş asansör.

Asansörcü : Otel, hastane vb. büyük kuruluşlarda asansörün düzenli çalışmasını sağlayan kimse. Asansörün bakım ve onarımını yapan kimse.

Asansörcülük : Asansörcünün işi.

Öteki : Diğeri, öbürü. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Öbür, diğer.

Elektrik : Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Çarpıcılık, cazibe, canlılık.

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Taşıma : Taşımak işi.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Arsa : Üzerine yapı yapılmak için ayrılmış yer.

Değer : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.

Diğer dillerde Asansör anlamı nedir?

İngilizce'de Asansör ne demek? : n. elevator, lift, mechanical apparatus for moving people or items from floor to floor within a building

Fransızca'da Asansör : ascenseur [le]

Almanca'da Asansör : n. Aufzug, Fahrstuhl, Lift

Rusça'da Asansör : n. лифт (M), подъемник (M), элеватор (M), клеть (F)