At a price türkçesi At a price nedir

  • Çok pahalı.
  • Fiyatla.
  • Özveri veya kayıpla.
  • Yüksek maliyetli.
  • Yüksek fiyatla.
  • Çok maliyetli.
  • Fiyatlı.
  • Çok para.

At a price ile ilgili cümleler

English: Every dream comes at a price.
Turkish: Her hayalin bir bedeli var.

At a price ingilizcede ne demek, At a price nerede nasıl kullanılır?

At : Üzerinde. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Üzere. Da. Ye. E. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Yanında. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır.

A : Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Pek iyi. (herhangi) bir. Argonun simgesi. Amperin simgesi. La (müzik terimi). En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Miktar belirtir.

Price : Bedel. Kıymet. Fiyatlandırmak. Paha. Değer. Değer biçmek. Rüşvet. Karşılık. Paha biçmek. Fiyatını belirlemek.

At a bargain price : İndirimde. Düşük fiyata. İndirimli özel fiyat.

At a blow : Birden. Aniden.

At a draught : Bir fırtta. Bir yudumda.

At a gallop : Dörtnala.

At a glance : Hemen. Bir bakışta.

At a discount : Tenzilatla. İskonto ile. İndirimli. Ucuza. İskontolu olarak arz.

At a bound : Bir hamlede.

İngilizce At a price Türkçe anlamı, At a price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At a price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bundle : Paldır küldür gitmek. Sarmak. Bohça. Paket yapmak. Yığın. Tıkıştırmak. Paket. Bohçalamak. Sepetlemek.

Too much : Pek çok. Haddinden fazla. Çok fazla miktarda. Ziyade. Çok fazla. Aşırı. Fazla.

Costliest : Pahalıya mal olan. Mükellef. Değerli. Lüks. Maliyetli. Masraflı. Pahalı. Kıymetli. Kazık.

Bundles : Bohça. Deste. Yığınlar. Çıkın. Yığın. Desteler. Demet. Tomar.

A pretty penny : Dünyanın parası. Epey para. Büyük miktarda para.

At a premium : İtibari değerin üzerinde. Zor bulunur. Altın değerinde. Nadir. Tutulan. Gözde olan. İtibari kıymeti üstünde. Rağbet edilen. Rağbet gören.

Big money : Büyük kar. Çok miktarda para. Büyük para.

Worth a million : Çok değerli. Çok kıymetli. Bir milyon değerinde.

Good money : Nakit. İyi para. Büyük para miktarı. Değişim değeri ile mal değeri arasındaki fark çok küçük olan, diğer bir deyişle piyasa değeri değişim değerinden büyük olan altın gibi madeni para. Geçerli para.

Small fortune : Dikkate değer para miktarı. Küçük servet. Küçük talih.

At a price synonyms : heaps of money, i cannot afford it, costly, without price, unaffordable, heap of money.