At best türkçesi At best nedir

  • Olsa olsa.
  • En iyisi.
  • En iyimser görüşle.
  • Taş çatlasa.
  • En iyimser görüşle azami.
  • Azami.
  • En iyi ihtimalle.
  • Nihayet.
  • En fazla.

At best ile ilgili cümleler

English: He will get an average mark at best.
Turkish: En iyi halde ortalama bir not alacak.

English: The boundaries which divide Life from Death are at best shadowy and vague. Who shall say where the one ends, and where the other begins?
Turkish: Hayatı ölümden ayıran sınırlar azami karanlık ve belirsizdir. Birinin nerede biteceğini ve diğerinin nerede başlayacağını kim söyleyecek?

English: That's wishful thinking at best.
Turkish: O en iyi ihtimalle hüsnükuruntu.

English: She is a second-rate singer at best.
Turkish: Olsa olsa o, ikinci sınıf bir şarkıcı.

English: I'll do my best, but I'll not be able to finish it before Thursday at best.
Turkish: Ben elimden geleni yapacağım, ama en iyi ihtimalle Perşembeden önce onu bitirebilmem mümkün olmaz.

At best ingilizcede ne demek, At best nerede nasıl kullanılır?

At : A. Üzere. Da. Ye. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. De. Hatta. Üzerinde.

Best : Geçmek. Baskın çıkmak. En iyisi. En. Yenmek. Alt etmek. En iyi şekilde. Birinci sınıf. Hakkından gelmek. En çok.

 

At a bargain price : İndirimde. İndirimli özel fiyat. Düşük fiyata.

At a blow : Aniden. Birden.

At a bound : Bir hamlede.

At a clip : Hızla.

At a crossroads : Kavşakta.

İngilizce At best Türkçe anlamı, At best eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At best ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Best of the bunch : En tepedeki kaymak. Bütün grubun en iyisi. Kaymağın kaymağı. Kaymak tabaka.

Honey : Balla tatlandırmak. Sevgilim. Bitki özü. Tatlılık. Tatlım. Klas. Sevgili. Şekerim. Tatlı şey.

Cream of the crop : En seçkini. En güzeli. Bir şeyin en alası. Kaymak tabaka. Var olan en iyi şey.

In the end : Sonuçta. Sonunda. Eninde sonunda. En sonunda.

Flagship : Bir şirket grubundaki en önemli şirket. Mükemmeli. Amiral gemisi. Sancak gemisi.

Highest : En yüksek. En üstün.

In all likelihood : Neredeyse kesin. Büyük ihtimalle. Olası. Çok mümkündür. Büyük bir olasılıkla. Büyük olasılıkla. Büyük bir ihtimalle.

The largest : En büyük. Çok büyük. En geniş.

At the utmost : En çok. Taş çatlasın.

Finis : Son. Hitam.

At best synonyms : besting, maximums, greatest, largest, at the end, at the very most, at the farthest, after all, in all probability, furthest, first rate, honeying, most probably, max, honeys, conclusion, at the very outside, bests, extremity, supreme, most likely, at the furthest, maximal, best, at the best, archest, at the outside, better yet, finally, maximum, at full length, at length, at the most.