At part türkçesi At part nedir

At part ile ilgili cümleler

English: I couldn't attend that party because I was sick.
Turkish: Hasta olduğum için partiye katılamadım.

English: Ali wasn't here on that particular day.
Turkish: Ali o özel günde burada değildi.

English: I didn't know why I wasn't supposed to go to that part of town.
Turkish: Neden şehrin o kısmına gitmem gerekmediğini bilmiyordum.

English: I can't wear this old suit to that party.
Turkish: O partide bu eski takımı giyemem.

English: Ali had never been in that part of Boston before.
Turkish: Ali Boston'un o kısmında asla bulunmadı.

At part ingilizcede ne demek, At part nerede nasıl kullanılır?

At : De. Üzere. E. Bir hareketin hedefini gösterir. Hatta. Üzerinde. Da. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ya.

Part : Parça. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Kopmak. Kısımlara ayırmak. Kısmen. Rol. Görev. Fasıl. Taraf. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük.

At a bargain price : Düşük fiyata. İndirimde. İndirimli özel fiyat.

At a blow : Birden. Aniden.

At a bound : Bir hamlede.

At a crossroads : Kavşakta.

 

At a clip : Hızla.

İngilizce At part Türkçe anlamı, At part eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At part ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parler : İtibari değer. Kur. Ortalama. Denge. Yeterli. Normal. Eşitlik. Vasat. Başabaş olma.

At par : Hisse senedinin veya tahvilin ilk çıkarıldığında üzerinde yazılı olan değerin piyasa fiyatına eşit olması. Başabaş değerde. Müsavi. Başabaş değer. Nominal değerde. Paritede. Resmi değerinde. Başa baştan.

Neck and neck : Sıkı rekabet. Kafa kafaya. Müsavi. Omuz omuza mücadele. At başı beraberlik. Yarışta at başı beraber. Başabaş. Pek yakın. At başı beraber.

Par : Ortalama. Eşitlik. Vasat. Denge. İtibari değer. Eşit düzey. İtibari kıymet. Normal. Kur. Nominal değer.