Autoantibody türkçesi Autoantibody nedir

  • Vücudun kendi organ ve dokularındaki antijene karşı oluşan antikor.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Otoantikor.
  • Otoantibadi.
  • Vücutta normal doku bileşeni olarak bulunan antijenlere karşı bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan bir protein. otoimmün hastalıkların oluşmasına neden olur.

Autoantibody ingilizcede ne demek, Autoantibody nerede nasıl kullanılır?

Autoantigen : Vücudun otoantikor oluşmasını uyarma niteliği taşıyan herhangi bir normal yapı ögesi, otoantikor oluşmasına neden olan doku antijeni. Otoantijen. Normal olarak dokularda bulunan, otoimmün hastalıklarda hücresel ve humoral aracılı yangısal reaksiyonların hedefi olan ve otoantikor oluşmasına neden olan doku antijeni, öz antijen.

İngilizce Autoantibody Türkçe anlamı, Autoantibody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autoantibody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Antibody : Antikor. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşıt özdek. Antijenlere cevap olarak b lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki savunma maddeleri, antibadi. Bağışıklık proteini. Antibodi. Bağışık cevap sonucunda kendilerinin oluşumunda etkin olan antijenlerle özgül reaksiyonlar verebilen, b lenfositleri ve plazma hücrelerinden oluşan, molekül ağırlığı 16 000-97 000 arasında değişen gama globulinler, immünoglobülin, antibadi. ıgm, ıgg, ıga, ıgd ve ıge olmak üzere beş ana tipe ayrılır. Antibadi. Özel bir antijene cevap olarak b lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki maddeler. immunoglobulinler (ıgg, ıgm, ıga, ıgd ve ıge tipleri) ve bunların alt grupları gibi kazanılmış bağışıklık elemanları. Bağışan.

 

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdomen : Batın. Abdomen. Karın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Autoantibody synonyms : rheumatoid factor, a c deformity, a amplitude mod, abattoir, abdominal ovariectomy, abdominal pain, a c syndrom, abdominal distention.