Autolyse türkçesi Autolyse nedir

  • Kendi kendini sindirme olayı.
  • Otoliz.
  • Otolize etmek.
  • Çözelenme.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Autolyse ingilizcede ne demek, Autolyse nerede nasıl kullanılır?

Autolysate : Otolizat.

Autolysin : Bakterilerde bulunan, özellikle ölü hücrenin lizisine yol açan, glikozidazlar, amidazlar ve peptitazları kapsayan, peptidoglikan yapısına etkili olan, hücrenin üreme ve bölünmesinde önemli rol oynayan bir grup hidrolitik enzim. Otolizin. Özeritir. Öz sindirim suyu. Dokunun içinde bulunan eritici enzimler sonucu erimesi (bir dengesiz beslenme semptomu). Bakterilerde bulunan, peptidoglikan yapısına etkili olan, hücrenin üreme ve bölünmesinde önemli rol oynayan ve özellikle ölü hücrenin erimesine yol açan, glikozidazlar, amidazlar ve peptitazları kapsayan bir grup hidrolitik enzim. Özsindirim suyu.

Autolysis : Öz erime. Hücre veya dokunun çıkardığı enzimler nedeniyle kendi kendini eritmesi, kendi kendini sindirme olayı. Dokunun içinde bulunan eritici enzimler sonucu erimesi (bir dengesiz beslenme semptomu). Özerime. Otoliz.

Autolysosome : Hücresel atık maddelerin parçalanmasında rol oynayan ikincil lizozom tipi. Otolizozom.

Retinal autolysis : Retina otolizi. Ölümden sonra retinanın iç ve dış hücre tabakalarındaki birkaç çekirdeğin piknozisi ve fotoreseptör tabaka yoğunluğunun kaybıyla belirgin, ölümü takiben 30 dakika içerisinde başlayan, birkaç saat içerisinde belirginleşen ve retina dejenerasyonuyla karıştırılabilen ölüm sonrası değişim.

 

Choose an autolayout : Otomatik düzen seçin.

Autoloader : Otomatik yükleyici. Özyükleyici. Oto-yükleyici.

Title area for autolayouts : Otomatik düzen başlık alanı.

Notes area for autolayouts : Otomatik düzen not alanı.

Subtitle area for autolayouts : Otomatik düzen altbaşlık alanı.

İngilizce Autolyse Türkçe anlamı, Autolyse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autolyse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Mimoza. Salkım ağacı. Arap zamkı.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Photography : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fotoğrafçılık. Fotograflama. Fotoğraf çekme. Fotoğraf. Fotoğraf elde etmek için yapılan çalışmaların tümü; fotoğrafçının işi. Fotografi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Autolyse synonyms : autotypy, abramis zone, a protein, abiotic environment, facsimile, a chromosome, copy, aardvarks, abambulacral area, autolyze, autolysis, abacus bodies, auto lysis.