Automatic stabilizers türkçesi Automatic stabilizers nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Otomatik dengeleyici.
  • Bir ekonomide iktisadi dalgalanmaların ortaya çıkması durumunda herhangi bir müdahale olmaksızın devreye girerek olumsuz gidişi yavaşlatan artan oranlı gelir vergisi ve işsizlik sigortası gibi dengeleyiciler.
  • Kendiliğinden dengeleyiciler.

Automatic stabilizers ingilizcede ne demek, Automatic stabilizers nerede nasıl kullanılır?

Automatic : Özdevimli. Özdevimsel. İşleysel yollarla devinerek kendiliğinden işleyen (düzenek). Otomatik. Otomatik vitesli araba. Otomatik tabanca. Kendiliğinden. Olması kesin. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özdevinimsel.

Stabilizers : Stabilizatör. Dengeleyiciler. İstikrarlandıncılar. Gemilerin yan yatmasını engelleyen düzenekler. Dengeleyici.

Automatic abstracting : Özetçe (öz) çıkarma işleminin araçlarla yapılması. Kendiliğinden özetçe (öz) çıkarma.

Automatic acquisition button : Otomatik yakalama butonu.

Automatic action : Otomatik hareket.

Automatic adjustment : Kendiliğinden denkleşme düzeneği. Bir dış dengesizlik durumunda fiyat, gelir ve parasal değişimler aracılığıyla kendiliğinden işlemeye başlayan ve böylece dengesizliği gideren düzenek. krş. kendiliğinden gelir denkleşme düzeneği, altın otomatizmi, parasal denkleşme düzeneği. Otomatik denkleşme.

 

İngilizce Automatic stabilizers Türkçe anlamı, Automatic stabilizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Automatic stabilizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Automatic stabilizers synonyms : abnormal budget receipts, a shift in individual demand, built in stabilizers, a type mutual funds, ability rent, a group shares, a pass through certificate.