Avaralık nedir, Avaralık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İşsizlik: Bu sene avaralıkla canımız çıktı.

Yağmurlu, rüzgârlı gün: Bugün avaralık, çite (çifte) gidilmez.

Avaralık tanımı, anlamı

Avar : Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk

Avara : Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.

Avaralık vermek : Çalışan kimseyi işinden alıkoymak.

İşsizlik : İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.

 

Rüzgarlı : Rüzgâr alan, rüzgâra açık. Batman şehri, Gercüş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Rize şehrinde, İkizdere ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Yağmurlu : Yağmuru olan, yağmur yağan.

Gidilme : Gidilmek işi.

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

Rüzgar : Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad. Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti. Yemeniye benzer bir çeşit ayakkabı. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Zaman, devir. Dünya. Yel.

Çıktı : Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.

Gidil : Mısır unundan yapılan ve saç üzerinde pişirilen bir çeşit ekmek.

İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi.

Bugün : İçinde bulunulan gün. İçinde bulunulan çağ, zaman. İçinde bulunulan gün içinde.

Çifte : İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

Sene : Yıl.

Gidi : Azarlama sözü. Ahlaksız, pezevenk.

Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

 

Gün : Güneş. Güneş ışığı. İçinde bulunulan zaman. Çağ, devir. İyi yaşanmış zaman. Tarih. Zaman, sıra. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre. Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı. Gündüz. Bayram niteliğinde özel gün.

Diğer dillerde Avanta bedeli anlamı nedir?

İngilizce'de Avanta bedeli ne demek ? : free lunch