Average efficiency of capital türkçesi Average efficiency of capital nedir

  • Yapılacak her bir birimlik yatırım başına, bu yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net getiri.
  • Sermayenin ortalama etkinliği.
  • İktisat alanında kullanılır.

Average efficiency of capital ingilizcede ne demek, Average efficiency of capital nerede nasıl kullanılır?

Average : Bir niceliğin özdeş koşullar altında alınan ölçümleri toplamının ölçüm sayısına bölümü. Ortalama düzey. Ortalama olarak almak. Belirli bir miktar tüketmek. Bir takımın attığı sayılar toplamından, yediği sayılar toplamının çıkarılması ile elde edilen sonuç. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Vasati. Sıradan. Zarar. Vasat.

Efficiency : Tesir. Yaparlık. Birim ham özdek başına elde edilen ürünün % olarak gösterilmesi. Bir iş başarma ya da amaç gerçekleştirme güç ve olanağı. Verimlilik. Bilgisayar, ekonomi, iktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Etki. Etkinlik. Ehliyet. İşgüzarlık.

Of : -dan. Karşı. -den. -nin. -li. -nın. İle ilgili. In. Nin. Hakkında.

Capital : Mükemmel. Büyük harf. Büyük. Baş. Kapital. Üretim olaylarına dayanak olan para. Önde gelen. Ölüm. Çıkar. Mühim.

Marginal efficiency of capital : Sermayenin marjinal verimi. Yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net getirilerin bugünkü değerini yatırımın değerine eşitleyen indirim oranı. yapılacak her ek bir birimlik yatırım başına, bu yatırımın iktisadi ömrü boyunca sağlayacağı beklenen net ek getiri. Sermayenin marjinal etkinliği. Sermayenin marjinal etkenliği.

 

Average productivity of capital : Sermayenin ortalama verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen sermaye değerlerine bağlı olarak birim sermaye başına elde edilen ürün.

Average product of capital : Sermayenin ortalama verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen sermaye değerlerine bağlı olarak birim sermaye başına elde edilen ürün.

Accumulation of capital : Bir ekonomide zaman içerisinde sermaye stokunda meydana gelen artış. krş. yatırım marksist kuramda, üretim süreci sonucunda elde edilen artık değerin bir kısmının sermayeye dönüştürülme süreci. Kapital birikimi. Sermaye birikimi.

Marginal efficiency of capital curve : Sermayenin marjinal etkenliği ile yatırım harcamaları arasındaki ilişkiyi gösteren eğri. Sermayenin marjinal etkenliği eğrisi.

İngilizce Average efficiency of capital Türkçe anlamı, Average efficiency of capital eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Average efficiency of capital ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Average efficiency of capital synonyms : aec, a shift in demand, abnormal budget receipts, a shift in individual demand, a pass through certificate, a group shares, abnormal budget.