Average wage earnings türkçesi Average wage earnings nedir
- İşgücü piyasalarının katılığı ile işgücü maliyeti kaynaklı enflasyonun önemli bir göstergesi olup, işçiye yapılan toplam ücret ödemesinin, çalışılan saate ya da çalışan işçi sayısına bölünmesiyle bulunan gelir. krş. ortalama gelir.
- İktisat alanında kullanılır.
- Ortalama ücret geliri.
Average wage earnings ingilizcede ne demek, Average wage earnings nerede nasıl kullanılır?
Average : Hasar. Ortalama olarak almak. Kazanılan ve kaybedilen dönem ya da sayıların birbirine oranı. Belirli bir miktar tüketmek. Bir takımın attığı sayılar toplamından, yediği sayılar toplamının çıkarılması ile elde edilen sonuç. Ortalama. Ortalamasını bulmak. Sıradan. Bir değer dağılımındaki her bir değerin olasılığı çarpılıp toplandıktan sonra, olasılıklar toplamına bölünmesinden çıkan sayı. Vasat.
Wage : Savaş açmak. Açmak. (savaş) açmak. Sürdürmek. Başlatmak. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. Vergin. Mücadele başlatmak. Maaş. Aylık.
Earnings : Gelir. Kazanç. Maaş. Kar. Hasılat. Ücret. Karlar.
Hourly wage earnings : İşgücü piyasalarının katılığı ile işgücü maliyeti kaynaklı enflasyonun önemli bir göstergesi olup, işçiye yapılan toplam ücret ödemesinin, çalışılan saate ya da çalışan işçi sayısına bölünmesiyle bulunan gelir. krş. ortalama gelir. Ortalama ücret geliri.
İngilizce Average wage earnings Türkçe anlamı, Average wage earnings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Average wage earnings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Average wage earnings synonyms : hourly wage earnings, a type mutual funds, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, a group shares, ability rent, a shift in supply, abnormal budget.

Bu kısımda Average wage earnings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Average wage earnings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Average wage earnings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Average wage earnings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.