Avoiding türkçesi Avoiding nedir

Avoiding ile ilgili cümleler

English: Ali has been avoiding Mary all week.
Turkish: Ali bütün hafta Mary'den kaçıyordu.

English: Ali has been avoiding Mary all day.
Turkish: Ali bütün gün Mary'den kaçınmaktadır.

English: Ali has been avoiding Mary.
Turkish: Ali Mary'den kaçınmaktadır.

English: Ali has been avoiding me like the plague ever since he borrowed my car.
Turkish: Ali arabamı ödünç aldığından beri benden veba gibi kaçınıyor.

English: Ali has been avoiding me like the plague ever since he broke my glasses.
Turkish: Ali gözlüğümü kırdığından beri benden veba gibi kaçınıyor.

Avoiding ingilizcede ne demek, Avoiding nerede nasıl kullanılır?

Avoid doing something : Yapmaktan kaçınmak.

Avoid somebody : Uzak durmak.

Avoid : Kaçmak. Korunmak. Engellemek. Savmak. İptal etmek. Yanaşmamak. Sakınmak. Uzak durmak. Kurtulmak. Önlemek.

Avoidable : Feshi mümkün. Önlenebilir. Sakınılır. Feshedilebilir. Kaçınılabilir. İptal edilebilir. Kaçınılır.

Avoidable cost : Kaçınılabilir maliyet. Kaçinılabilir maliyet. Seçeneklerden birinin diğerine tercih edilmesi durumunda kısmen veya tamamen ortadan kaldırılabilen maliyet. etkin bir yönetimsel kararla, örneğin sigorta gibi zorunlu olmayan bir etkinlikten vazgeçilmesiyle, ortadan kaldırılan söz konusu etkinliğe ilişkin maliyet. Önlenebilir maliyet.

 

Avoider : Kaçınan. Savuşturan. Engelleyen. Kaçan. Durduran. Sakınan.

Avoidably : Kaçınırcasına. Engelleyerek. Durdurarak. Sakınarak. Önlenebilir bir biçimde. Kaçınılabilir tarzda. Kaçınarak. İptal edilebilir bir şekilde.

Avoiders : Durduran. Sakınan. Engelleyen. Savuşturan. Kaçan. Kaçınan.

Avoidance avoidance conflict : Kaçınma-kaçınma çatışması.

Avoidance : Kurtulma. Çekinme. Fesih. Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. İmtina. Sakınma. Kaçınma. İptal. İlga. Uzak durma.

İngilizce Avoiding Türkçe anlamı, Avoiding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Avoiding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forbearance : Borçluya ödeme için süre verilmesi. Hoşgörü. Tolerans. Bir hak talebinin ertelenmesi. Müsamaha. Sabır. Tahammül. Sakınma.

Eschewals : İçtinap etme. Bir kimseden kaçınma. -'den uzak durma. Sakınma. Çekinme. Uzak durma.

Circumvention : Kanunun boşluklarından yararlanma. Atlatma. Sahtekarlık. Hilecilik. Atlatıp kurtulma. Desise. Hile. Tuzağa düşürme. Aldatma.

Circumventions : Atlatıp kurtulma. Kanunun boşluklarından yararlanma. Atlatma. Aldatma. Hilecilik. Tuzağa düşürme. Sahtekarlık. Hile. Desise.

Forestallment : Korunma. Pusu kurma. Önleyici tedbir. Engel olma. Önlem. Engelleme. Önüne geçme. Önceden harekete geçme. Umma. Hüsran.

 

Containment : Çevreleme politikası. Tutma. Düşman güçlerinin yayılmasını önlemeyi hedefleyen askeri manevra. İçerme. Polis kordonu ile çevirme. Sınırlama. Kapsama.

Frustrations : Boşa çıkma. Hüsran. İşini bozma. Engelleme. Hayal inkisarı. Engellenme. Eziklik. Düş kırıklığı. Boşuna uğraşma.

Abstinence : Sakınma. İçki içmeme. Cinsel riyazet. Geri durma. Yoksunluk. Perhiz. Çekinme. Oruç.

Clampdown : Sınırlama. Resmi kısıtlama. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon düzenleme. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon yürütme. Önlem.

Imperishable : Unutulmaz. Yok olmaz. Çürümez. Ölmez. Sonsuz. Ölümsüz. Bozulmaz. Ebedi.

Avoiding synonyms : readjustment, containments, permanent, eschewal, eschewing, blocking up, evading, frustration, counteracting, hindrances, escaping, elusion, abstentions, detournement, debarment, diffidence, avoidance, evasion, lasting, hindrance, avoidances, evasions, forestalling, registration, adjustment, abstention, enduring.

Avoiding zıt anlamlı kelimeler, Avoiding kelime anlamı

Impermanent : Geçici. Daimi olmayan. Süreksiz. Devam etmeyen. Devamsız. Kalıcı olmayan. Kalımsız.

Unlawful : Hukuka aykırı. Haram. Kanunsuz. Yolsuz. Hukuksuz. Usulsüz. Gayri meşru. İllegal. Yasadışı. Kanuna aykırı.