Awl türkçesi Awl nedir

Awl ile ilgili cümleler

English: Ali crawled out of the window.
Turkish: Ali pencereden çıktı.

English: Ali crawled in through a window.
Turkish: Ali bir pencereden sürünerek girdi.

English: Ali crawled out of bed.
Turkish: Ali yataktan sürünerek çıktı.

English: Ali and his mates went on a pub crawl and all ended up pretty drunk.
Turkish: Ali ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.

English: Ali crawled into bed just before midnight.
Turkish: Ali tam gece yarısından önce yatağa doğru gitti.

Awl ingilizcede ne demek, Awl nerede nasıl kullanılır?

Scratch awl : Pikap iğnesi. Oymacı kalemi.

Scribe awl : Çizici.

Awless : Hürmetsiz. Saygıyla karışık korku duygusundan yoksun. Saygısız.

Awls : Biz. Kunduracı bizi. Çuvaldız. Tığ.

Bawl : Bas bas bağırmak. Kışkırmak. Haykırış. Haykırmak. Feryat etme. Haşlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Yüksek sesle ağlamak.

Belt feed pawl : Silahın namlusuna mermi veren çıkıntı. Besleme mandalı.

Bawlers : Mızmız. Sızlayan.

Bawler : Mızmız. Sızlayan.

Bottom trawls : Su ürünleri avcılığında, kapı kullanılarak deniz zeminine temas etmek suretiyle çekilen, bir veya iki gemiyle çekilmek suretiyle deniz dibinde sürütülerek dip su ürünlerini avlamada kullanılan bir tür sürükleme ağı. Dip trolü.

 

Bawled : Yüksek sesle ağlamak. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Haşlamak. Bağırmak. Bas bas bağırmak. Feryat etme. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Haykırmak. Zırlamak.

İngilizce Awl Türkçe anlamı, Awl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Awl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knitting needle : Örgü şişi. Örgü iğnesi. Şiş. Şiş tığ.

Scriber : Çizici. İşaretleme aleti. Nişangeç. Mehengir. Çizecek. Şiş. Ucu sivri çizgi aleti.

Uss : Birleşik devletler senatosu. Her bir eyaletten gelen iki temsilciden oluşan abd'nin iki yasama organından biri. Bize. Abd. Bizi.

Point : Noktalamak. Sivrilmek. Puan. Bitirmek. Çıkmak (çıban vb). Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Uç. Sivriltmek. Ucunu sivriltmek. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır.

Stilettos : Kama. Stilet. Ufak hançer. İğne topuk. İnce topuk. Küçük hançer.

Hand tool : El aleti.

Bradawl : Kalem. Delen şey. Delici. Delen cisim. Küçük delikler açmak için kullanılan sivri uçlu gereç. Kaçaburuk. Delici cisim.

Knife : Bıçakla kesmek. Kesmek. Yumuşak maddeleri kesmekte kullanılan aygıt. Boya bıçağı. Bıçaklamak. Çakı. Bıçak. Arkadan vurmak.

Awl synonyms : awls, we, scribe, knifes, we are, helve, prickers, stiletto, formed, packing needle, haft, us, scratch awl, bodkins, bodkin, needle, pricker, scribers, crochet needle, ourselves, crochet hook.

 

Awl zıt anlamlı kelimeler, Awl kelime anlamı

Unformed : Biçimlenmemiş. Yaratılmamış. Şekillenmemiş. Biçimlendirilmemiş. Oluşmamış. Gelişmemiş. Şekilsiz. Biçimsiz.

Awl ingilizce tanımı, definition of Awl

Awl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pointed instrument for piercing small holes, as in leather or wood. Used by shoemakers, saddlers, cabinetmakers, etc. The blade is differently shaped and pointed for different uses, as in the brad awl, saddler`s awl, shoemaker`s awl, etc.