Awls türkçesi Awls nedir

Awls ile ilgili cümleler

English: It crawls on all fours as a baby, then learns to walk on two legs, and finally needs a cane in old age.
Turkish: Bir bebek olarak dört ayak üzerinde emekler, sonra iki bacak üstünde yürümeyi öğrenir, sonunda yaşlılıkta bir değneye ihtiyacı olur.

Awls ingilizcede ne demek, Awls nerede nasıl kullanılır?

Bawls : Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Haşlamak. Haykırmak. Bağırmak. Zırlamak. Bas bas bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Haykırış. Feryat etme. Yüksek sesle ağlamak.

Bottom trawls : Su ürünleri avcılığında, kapı kullanılarak deniz zeminine temas etmek suretiyle çekilen, bir veya iki gemiyle çekilmek suretiyle deniz dibinde sürütülerek dip su ürünlerini avlamada kullanılan bir tür sürükleme ağı. Dip trolü.

Bradawls : Delici. Delen cisim. Delici cisim. Kalem. Delen şey. Küçük delikler açmak için kullanılan sivri uçlu gereç. Kaçaburuk.

Brawls : Kavga etmek. Arbede. Dalaşmak. Kavga. Dövüşmek. Dalaş. Sesli tartışmak. Tartışmak. Gürül gürül akmak. Ağız dalaşı yapmak.

Crawls : Karıncalanmak. Sürünmek. Yağ çekmek. Yavaş ilerlemek. Böcek istila etmek. (böcekle) dolu olmak. Dolu olmak. Emeklemek. Kaynıyor olmak. Krol yüzmek.

 

Wawls : Ağlamaklı ses çıkarmak. Miyavlamak.

Sprawls : Serilmek. Genişlemek. Çok geniş bir alana yayılmak. Yayılma. Sere serpe uzanmak. Yayılarak oturmak. Sereserpe uzanmak. Uzanmak. Yayılmak. Yayılıp yatmak.

Yawls : Küçük filika. İki direkli yelkenli. Gemi filikası. Filika. Yole.

Shawls : Şal. Omuz atkısı. Atkı takmak. Eşarp. Başörtüsü. Atkı. Eşarp takmak. Şal takmak.

Trawls : Çaparı. Trol ile balık tutmak. Trol ile denizin dibini taramak. Ağ. Trol. Taraklı balık ağı. Trol avcılığı yapmak. Ağla balık tutmak. Kayık arkasından çekilen çok çengelli olta. Oltayla balık avlamak.

İngilizce Awls Türkçe anlamı, Awls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Awls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uss : Bizi. Birleşik devletler senatosu. Bize. Abd. Her bir eyaletten gelen iki temsilciden oluşan abd'nin iki yasama organından biri.

Scribers : Çizecek. Çizici. Nişangeç. İşaretleme aleti. Mehengir. Şiş. Ucu sivri çizgi aleti.

Scriber : Şiş. İşaretleme aleti. Nişangeç. Ucu sivri çizgi aleti. Çizici. Mehengir. Çizecek.

Ourselves : Kendimiz. Bizler. Özümüz. Kendimize. Kendimizi.

Crochet hook : Dantel tığı.

Scribe : Yazmak. Yazar. Yazar (aşağ.). Gazeteci (aşağ.). Çizici ile işaretlemek. Çizici. Yazıcı. Fakih. Katip. Yazman.

Knife : Çakı. Bıçakla kesmek. Bıçaklamak. Arkadan vurmak. Kesmek. Boya bıçağı. Yumuşak maddeleri kesmekte kullanılan aygıt. Bıçak.

Needle : Mekik. Sinirlendirmek. Alay etmek. Dalga geçmek. Gözelemeye yarayan, üzerine iplik sarılan boynuz, kemik, ağaç, metal ve plastikten yapılan uzunluğunca olan büyüklüğü sarılacak ipliğin kalınlığına ve gözelenecek ağ miktarına bağlı olarak değişen bir araç, ağ iğnesi. İğne ile delmek. İğne. Laboratuvarda mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı iğne biçiminde platin telden oluşan metal çubuk. Laf sokmak.

 

Awls synonyms : bachelor of arts in library science, bachelor's degree, we, awl, bodkins, knifes, we are, us, hand tool, prickers, haft, stiletto, scratch awl, knitting needle, crochet needle, stilettos, helve, point, bradawl, packing needle, bodkin, baccalaureate, pricker.

Awls zıt anlamlı kelimeler, Awls kelime anlamı

Unformed : Gelişmemiş. Biçimlendirilmemiş. Şekillenmemiş. Oluşmamış. Şekilsiz. Biçimsiz. Biçimlenmemiş. Yaratılmamış.