Scriber türkçesi Scriber nedir

  • İşaretleme aleti.
  • Tığ.
  • Çizici.
  • Ucu sivri çizgi aleti.
  • Nişangeç.
  • Şiş.
  • Çizecek.
  • Mehengir.

Scriber ile ilgili cümleler

English: We dreamed of five thousand subscribers but instead succeeded with a mere tenth of this number.
Turkish: Biz beş bin üye hayalini kurduk ama bunu yerine bu sayının sadece onda birini başardık.

English: How many subscribers does this magazine have?
Turkish: Bu derginin kaç abonesi var?

English: You've earned yourself a subscriber!
Turkish: Kendinize bir abone kazandınız!

Scriber ingilizcede ne demek, Scriber nerede nasıl kullanılır?

Scribers : Çizici. Çizecek. Şiş. Ucu sivri çizgi aleti. İşaretleme aleti. Mehengir. Nişangeç. Tığ.

Asymmetric digital subscriber line : Simetrik olmayan dijital abone hattı. Asimetrik dijital abone hattı. Adsl. Normal telefon kabloları üzerinden hızlı internet bağlantısı dijital telefon hattı (hat asimetriktir, çünkü bağlantı bir yönde diğerindekinden daha hızlıdır). Asimetrik sayısal abone hattı.

Cable tv subscribers : Kablolu tv abonesi. Kablolu televizyon için ödeme yapıp hizmet alan kimse.

Calling subscriber : Arayan abone.

Describer : Tanımlayıcı. Tanımlayan kişi. Betimleyen. Tanımlayan kimse. Anlatan. Muarrif.

Inscribers : Yazan. Bir ibare yazan kimse. Tescil eden kimse. Kaydeden kimse.

 

Newspaper subscriber : Gazetenin evine teslim edilmesi için yazılan kimse. Gazete abonesi.

Edit subscriber object : Sürdürümcü nesnesi düzenle.

Inscriber : Kaydeden kimse. Tescil eden kimse. Bir ibare yazan kimse. Yazan.

Digital subscriber line : Dijital abone hattı. Sıradan telefon hatları kullanarak saniyede 6.1 mega bayta kadar veri aktarımı sağlayan dijital telefon teknolojisi (telekomünikasyon). Sayısal abone hattı.

İngilizce Scriber Türkçe anlamı, Scriber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scriber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mortise gauge : Zıvana ölçüsü.

Contriver : Bir şeyi tasarlayan veya icat eden kimse. Entrikacı. Plan yapan kimse. Komplocu.

Needle : Ağ iğnesi. Mekik. Alkol derecesini artırmak. Sinirlendirmek. Laboratuvarda mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı iğne biçiminde platin telden oluşan metal çubuk. Şırınga iğnesi. Dikmek. Laf sokmak. Kimi genç dağlarda görülen, iğne gibi ince uçlarla son bulan dorukların her biri. İbre.

Crochet hook : Dantel tığı.

Marking gauge : Nişankes. Mihengir.

Bodkins : Firkete. Şerit tığı. Biz. Çuvaldız.

Knitting needle : Örgü iğnesi. Şiş tığ. Örgü şişi.

Bump : Vurma. Kütlemek. Bindirmek. Toslamak. Vurmak. Şişlik. Gafleten. Güm diye. Çarpışmak. Çarpmak.

Bulging : Şişirme. Şişkin. Kabartı. Taşan. Pörtlek. Pırtlak. Belverme. Kabarık.

Scriber synonyms : scribe awl, bodkin, scribe, bilges, crochet needle, broaches, blain, bulge, bulgy, bulgiest, awl, blains, knifes, concretion, bilge, bulgier, blown up, scribers, awls, contrivers, plotter, scribes, pricker, prickers, broach, knife, scratch awl.

Scriber ingilizce tanımı, definition of Scriber

Scriber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A marking awl. A sharp-pointed tool, used by joiners for drawing lines on stuff.