Bıragıntı nedir, Bıragıntı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Bıragıntı anlamı, tanımı

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura

Bırakılmış : Artık kullanılmıyan (kelime). (BIRAKILMIŞLIK, Obsoletisme).

Beğenilme : Beğenilmek işi veya durumu, popülarite.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Beğeni : Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.

Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

Terke : 1.Eğerin heybe asılan yeri. 2.Heybe. Ambara konan buğday. Tekne. Kastamonu kenti, İğdir bucağına bağlı bir yer.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

 

Atıl : Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

Terk : Bırakma, ayrılma. Vazgeçme. Bakmama, ihmal etme.

Beğe : Hayvanların yem yediği yer. (Susuz Kars).

Diğer dillerde Bıçkı tozu kurutması anlamı nedir?

İngilizce'de Bıçkı tozu kurutması ne demek ? : sawdust drying