Bağdala nedir, Bağdala ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Birkaç sene işlenmemiş asma kütüğü: Bağın kütükleri bağdala olmuş.

Bağdala tanımı, anlamı

Bağda : Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma

Bağdalanmak : Düşecek gibi olmak, ayağı sürçmek.

Bağdalama : Bağdalamak işi.

Bağdalamak : Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

İşlenme : İşlenmek işi. Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Bağın : İksa.

Kütük : Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.

Sene : Yıl.

 

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Asma : Asmak işi. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı.

Diğer dillerde Bağ yörüngemsisi anlamı nedir?

İngilizce'de Bağ yörüngemsisi ne demek ? : bonding orbital