Bağdalamak nedir, Bağdalamak ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Çelme takmak.
Diğer sözlük anlamları:
Güreşte çelme takmak.
Bağdalamak kısaca anlamı, tanımı:
Düşürmek : Değerini, fiyatını indirmek. Uğratmak. Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak. Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak. Görevi bıraktırmak. Azaltmak. Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek. Vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak.
Ayak : Halk edebiyatında uyak. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Basamak. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacak. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Göl ayağı. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
Takmak : Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Kuşanmak. Borç bırakmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Ad, lakap koymak. Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak.
Çelme : Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma. Çelmek işi. Arkadan hafifçe bağlanan başörtüsü.
Atmak : Bir yerden başka bir yere taşımak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Değerini eksiltmek. Uzatmak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Yırtılmak. Söylemek. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Geri bırakmak, ertelemek. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Örtmek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Göndermek, yollamak. Koymak. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Götürmek. Terk etmek. Rastgele bir kenara koymak. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. İçki içmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Çıkarmak, dışarıya vermek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek.
Güreş : Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.
Rakibe : Kadın rakip.
Diğer dillerde Bağdalamak anlamı nedir?
İngilizce'de Bağdalamak ne demek? : to trip (sb) with one's foot


Bu kısımda Bağdalamak nedir? Bağdalamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bağdalamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bağdalamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.