Bağdalanmak nedir, Bağdalanmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düşecek gibi olmak, ayağı sürçmek.

Bağdalanmak kısaca anlamı, tanımı

Bağda : Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek. Çelme, güreşte bacak atma: Hasan pehlivan yaman bağdacıdır. Engel, güçlük: Oğlanın düğün işi bağda oldu harmanları gecirgettik. Kement, bağ, düğüm. Yürüme çağına gelen çocukların yürüyememe durumu. Buğday. Çelme: Ne bağda atıyon?. Güreşçi çelmesi, sarma

Bağdala : Birkaç sene işlenmemiş asma kütüğü: Bağın kütükleri bağdala olmuş.

Düşecek : Kütahya ilinde, Örencik nahiyesine bağlı bir yer.

Sürçmek : Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek. Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak.

Sürçme : Sürçmek işi.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Olma : Olmak işi.

Ayağ : Lâkap. Ayak. Rüşvet. Kadeh. Tas, çanak. Basamak.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Diğer dillerde Bağ yörüngemsisi anlamı nedir?

İngilizce'de Bağ yörüngemsisi ne demek ? : bonding orbital