Bağu nedir, Bağu ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Parti, kısım.
Mısır ve eşya konulan ambar.
Bağu kısaca anlamı, tanımı
Bağumlamak : Parçalamak, ağacı eşit parçalara bölmek.
Bağura : Yengeç.
Bağurganı : Tarla sarmaşığı.
Bağutlan : Geveze, yaygaracı, çok bağıran, gürültücü.
Bağuzlamak : Boğazlamak.
Baş bağu : Başa ve alna bağlanan bez.
Parti : Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.
Ambar : Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.
Kısım : Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.
Kısı : Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder. [Bakınız: kısu].
Amba : Ama.
Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.
Part : Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek.
Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Bağsız değişken anlamı nedir?
İngilizce'de Bağsız değişken ne demek ? : free variable


Bu kısımda Bağu nedir? Bağu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bağu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bağu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.