Başağaç nedir, Başağaç ne demek

Başağaç; bir bitki bilimi terimidir.

  • Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç

Bilimsel terim anlamı:

Boyuna dikey yönde kesilmiş olan ve yılhalkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç.

Osmanlıca Başağaç ne demek? Başağaç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

makta

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Sivas şehrinde, Ortakent bucağına bağlı bir bölge. Ankara şehri, Çeltikçi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin ilinde, Savur belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şırnak ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Afyon şehrinde, Karadirek bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sinop ilinde, Durağan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Başağaç tanımı, anlamı:

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Halka : Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Çember biçiminde olan.

 

Çember : Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Yazma, yemeni, başörtüsü. Aşılması, çözümü güç durum. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz.

Görüntü : Manzara. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.

 

Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste.

Başağaç rendesi : Başağacın rendelenmesinde kullanılan, kesme açısı küçük özel rende.