Backcloth türkçesi Backcloth nedir

  • Uygun ortam.
  • Zemin.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Dip perdesi.
  • Dip bezemini örten perde.
  • Sahne arka perdesi.
  • Arka perdesi sahnenin düzeyine diken olarak arkada gerilen perde.
  • Geri perdesi.
  • Arka perde.

Backcloth ingilizcede ne demek, Backcloth nerede nasıl kullanılır?

Wing and backcloth setting : Kulisleri görüşe kapayan, genellikle kara renkteki kumaş perde ya da panolarla kurulmuş dekor. Perde dekor.

Backcasting : Güncel eğilim ya da trend analizlerini kullanarak geriye dönük çıkarımlarda bulunma. Artgörü.

Backchat : Ters karşılık. Cevap verme (genellikle sinirlice). Laf yetiştirme. Küstahlık. Cevap yetiştirme.

Backcomb : Krepe yapmak. Saçı kabartmak için arkaya doğru taramak. Birinin saçıyla oynayarak kızdırmak. Daha sık bir görünüm vermesi için saçı arkaya doğru taramak. Tersine taramak (saçları). Arkaya taramak. Ters taramak. Ters yöne taramak.

Backcombing : Saçı kabartmak için arkaya doğru tarama. Arkaya tarama. Ters tarama. Daha sık bir görünüm vermesi için saçı arkaya doğru tarama biçimi. Krepe. Ters yöne tarama. Birinin saçıyla oynayarak kızdırma.

Backcountry : Bir ülkenin ücra ve oturulmayan bölümleri. Bir ülkenin uzak köşeleri. Taşra.

Backcourt : Defans oyuncuları. Tenis kortunun bir bölümü.

 

Backcrossing : Saf yapılı iki bireyin birleştirilmesinden elde edilen melez yavrunun ata soyunda yer alan bir ebeveynle tekrar birleştirilmesi. Çaprazlama. Melezleme. Geriye melezleme. Hibritleşme. Irk karıştırma.

Backcross : Melezleme. Çaprazlama. Geri çaprazlama. Irk karıştırma. F1'deki farklı genotiplerin anlaşılmasını sağlamak amacıyla heterozigot f1 dölü ile homozigot çekinik ana ya da babanın çaprazlanması. Hibritleşme.

İngilizce Backcloth Türkçe anlamı, Backcloth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backcloth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Back cloth : Baskı astarı. Sahne gerisine konulan resimli perde. Astar.

Mothered : Anne. Annelik etmek. Anne gibi davranmak. Annelik yapmak. Kaynak. Analık. Valide. Anne gibi bakmak. Ana.

Bed : Katman. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi. Yatak. Yerleşmek. Yatacak yer sağlamak. Yatacak yer. Kalmak. Gömmek. Sabitleştirmek.

Backing track : Bir şarkının, sahnede az sayıda çalgıyla icrasını sağlamak amacıyla, arka planda kullanılmak üzere canlı icra edilecekler dışındaki seslerini içeren önceden kaydedilmiş hali.

Flooring : Yer kaplaması. Döşemelik. Kaplama. Düzlüğün, çevirim sırasında kaydırma arabası, vinç, sestoplar arabası, vb. tekerlekli araçların düzgün, sarsıntısız devinimini sağlayacak, sesi soğuracak, dayanıklı, boyama ve temizlemeye yatkın nitelikteki taban örtüsü. Zemin döşeme. Döşemeler. Zemin kaplama. Döşeme. Döşeme kaplaması.

Ground : Yere indirmek. İyileşmek. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Karaya oturtmak. (gemi) karaya oturmak. Uçurtmamak (uçağı). Temel neden. Dayandırmak. Çakmak.

 

Backdrop : Temel. Sahnede arka perde. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perde arkası.

Grounding : Bilgilenme. Köklü eğitim. Esas. Karaya oturma. Topraklama. Topaklama. Temellendirme. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geminin karaya oturması.

Scenery : Dekor dipyüzeyi. Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü. Manzara. Görünüm. Bir oyunun sahne üzerindeki görüşünü çevreleyen, panoların birleştirilmesiyle ortaya çıkan dekorun dipyüzeyi. Sahne dekoru. Sahne dekorları. Dekor. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Doğal manzara.

Beds : Yatak. Nehir yatağı. Tarh. Temel. Mezar. Çiçeklik. Yatacak yer. Katman. Tabaka.

Backcloth synonyms : backdrops, back drop, groundwork, mother, scene, background, backgrounds, floor, earth.