Barbekü nedir, Barbekü ne demek

Barbekü; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak
  • Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

Barbekü hakkında bilgiler

Mangal veya barbekü, üzerinde açık ateşte et, balık ve sebze pişirmeye yarayan düzenek ve bu düzenekte yemek pişirme işlemi. Sözcük eylem halinde "mangal yapmak" veya bazı yörelerde "mangal yakmak" şeklinde kullanılır.

Mangal yakıtı olarak genellikle odun, kömür ve odun kömürü kullanılır.

Mangal sözcüğü Arapça kökenlidir. Türkçeye Fransızcadan geçen barbekü sözcüğü ise Taino dili kökenlidir.

Izgara ile mangal arasındaki başlıca fark kullanılan malzemeler, ısı ve süredir. Izgara yüksek ısıda (200-260 derece) ve kısa sürede (birkaç dakika) pişirilir. Mangal ise etin görece düşük ısıda (95-150 derece) ve uzun sürede pişirildiği, bir yandan da dumanlanarak lezzetinin artırıldığı bir metoddur.

Barbekü ile ilgili Cümleler

  • Barbeküyü severim.
  • Barbekü yaparsak benim için sorun değil fakat gözlerime duman kaçtığında ondan hoşlanmıyorum.
  • Biz pazar günü barbekü yapıyoruz
  • Biz plajda barbekü yapacağız.
  • Adamlar barbekü yapıyorlardı.
  • Bir barbekü partisi vereceğiz. Ebeveynlerine benim ebeveynlerimin orada olacaklarını söyle.
  • Uzun bir süredir barbekü yapmadım.
  • Gelecek pazar barbekü partisi vermeye ne dersin?
 

Barbekü anlamı, kısaca tanımı:

Izgara : Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Bu araç üstünde pişmiş. Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Mangal : Isınmaya, bir şey pişirmeye yarayan, sac, bakır veya pirinçten, türlü biçimlerde üstü açık ayaklı ocak, korluk.

Pişirme : Pişirmek işi.

Pişirmek : Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek veya içilebilecek bir duruma getirmek. Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak. Olgunlaştırmak. Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek. Çalışarak öğrenmek.

Balkon : Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat. Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü.

Duvar : Engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Sonuç alınamayan yer. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

 

Ocak : Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Ev, aile, soy. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Yılın birinci ayı, kânunusani. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile.

Deniz : Çokluk, yoğunluk. Aydaki düzlükler. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Geniş alan. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.

Ürün : Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Eser. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

Ateş : Büyük üzüntü, acı. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Coşkunluk. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Öfke, hırs, hınç. Patlayıcı silahların atılması. Tehlike, felaket.

Diğer dillerde Barbekü anlamı nedir?

İngilizce'de Barbekü ne demek? : n. barbecue