Barre türkçesi Barre nedir
- Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan.
- Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri.
- Vermont eyaletinde şehir.
- Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
- Bale tutamağı.
- New york eyaletinde yerleşim yeri.
- Vermont eyaletinde yerleşim yeri.
Barre ile ilgili cümleler
English: Ali tipped the barrel over.
Turkish: Ali varili devirdi.
English: Everyone has a house to go to, a home where they can find shelter. My house is the desert, my home the barren heath. The north wind is my light, the rain my only bath.
Turkish: Herkesin gidebileceği bir evi, sığınabileceği bir yuvası var. Benim evim çöllerdir, yurdum çorak topraklar. Kuzey rüzgarı ışığım, yağmurda bir tek paklanırım.
English: Ali was barred from a women-only dinner.
Turkish: Ali bir kadınlar-sadece akşam yemeği tarafından men edildi.
English: Clean the barrel of this rifle.
Turkish: Bu tüfeğin namlusunu temizle.
English: A fallen rock barred his way.
Turkish: Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.
Barre ingilizcede ne demek, Barre nerede nasıl kullanılır?
Barre chord : Telli çalgılarda bir parmağın klavye üzerinde aynı anda birden fazla tele basmasıyla elde edilen akor. Kapalı akor.
Barred : Parmaklıkla kapalı. Demirli. Çizgili. Yollu. Demirlenmiş. Çubuklu. Yasaklanmış. Demir parmaklıklı. Parmaklıklı. Men edilmiş.
Barred warbler : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ötleğengiller (sylviidae) familyasından 16.5 cm kadar uzunlukta, üst kısmı gri, alt kısmı beyaz renkli olan, avrupa ve asya'nın orman ve parklarında yaşayan, türkiye'de trakya'da, ege, marmara ve karadeniz sahil bölgelerinde kuluçkaya yatan, böcek, böcek larvaları ve meyve taneleri ile beslenen göçmen bir tür. Çizgili ötleğen.
Barred window : Parmaklıklı pencere.
Barrel : Fıçı dolusu. Fıçı. Uçmak (argo terim). Gergi çubuğu. Çark. Taşıma çubuğu. Büyük miktar. Yakıt kovası. Varil. Makara.
Barrel cleaning : Fıçıda temizleme. Tamburda temizleme.
Barrel buoy : Fıçı şamandıra. Fıçı şamandra.
Barrel head : Fıçı başı. Fıçının düz veya yuvarlak en üst kısmı.
Barrel along : Hızla geçmek. Hızlıca gitmek.
Barrel distorsion : Bir mercekte ya da eksiuç ışıtacınm saptırma dizgesinde bir dördülün görüntüsünün köşelere doğru büzülerek fıçı biçimini alması sonucunu doğuran kusur. Fıçı sapması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Barre Türkçe anlamı, Barre eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Barre ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Breech : Ters doğum. Kıç (argo terim). Dip. Kuyruk (top). Top kuyruğu. Kama. Kama payı boşluğu. Bebeğin doğum sırasında ters (ayakları önde) gelmesi. Arka. Kıç.
Montpelier : İndiana eyaletinde şehir. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Vermont'un (abd) başkenti. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. İdaho eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Ohio'nun (abd) kuzeybatısında bir şehir. İrlanda'da yerleşim yeri. Idaho'nun (abd) güneydoğusunda bir şehir.
Wine barrel : Şarap fıçısı.
Boat : Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya motorla hareket eden balık avlamak için veya belirli ağılıkta yük taşımak için kullanılan güvertesin küçük tekne. Gemi. Kayıkla taşımak. Sandalla gezmek. Kayık. Boyu 8-10 m, yük taşıma kapasitesi 5-6 ton olan, arkası düz, ortasında küçük bir ambarı bulunan balıkçılıkta ve yük taşımada kullanılan karadeniz bölgesine özgü bir tür kıyı teknesi. Vapur. Taka. Çırnık. Bot.
Tun : Bira fıçısı (1145 lt.). Şarap fıçısı (1145 lt.). Büyük fıçı. Fıçılamak. Bira mayalama teknesi. Şarap fıçısı.
Ring : Çalmak. Çınlamak. Etrafını sarmak. Daire içine almak. Telefon etmek. Çembere almak. Halka geçirmek. Çınlatmak. Mapa. Çalmak (zili veya çanı).
Wherry : Büyük ama hafif mavna. Patalya. Küçük kayık. Kayık. Hafif kayık. Tek yelkenli mavna. Küçük tekne.
Scow : Salapurya. Duba. Mavna. Yük teknesi.
Lag : Geri. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Gerileme. Gecikmek. Geri kalmak. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Duraklama. Tahta kaplamak. Gerilik. Oyalanmak.
Butt : Dipçik. Dip kısım. Popo. Hedef. Kıç. Kafa atmak. Karışmak. Kafa atma. Tos. Uç uca birleştirmek.
Barre synonyms : rear of tube, pickle barrel, norfolk wherry, rear of barrel, beer keg, bar, pontoon, tap, hoy, vessel, hoop, wine cask, bung, cask, flatboat, spigot, spile, hogshead, shook, keg, houseboat, stave, beer barrel, lighter, dredger.
Barre zıt anlamlı kelimeler, Barre kelime anlamı
Linger : Durmak. Kalmak (gitmesi gerekirken). (ağrı) kolayca geçmemek. Oyalanmak. Can çekişmek. Gecikmek. Geçmek bilmemek. Gitmemek. Uzamak. Ayrılamamak.
Clothed : Örtmek. Giydirmek. Renklendirmek. Kaplamak. Sarmak. Bürümek. Giydirilmiş. Giysi sağlamak. Zenginleştirmek. Giyinmiş.

Bu kısımda Barre kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Barre ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Barre anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Barre ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.