Basis point türkçesi Basis point nedir

  • Temel puan.
  • Baz puan.
  • Bir taşınır değerin getirisinde işlem günü sonunda ortaya çıkan değişim.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir yüzdenin yüzdeliği - faiz oranı ölçümü.

Basis point ingilizcede ne demek, Basis point nerede nasıl kullanılır?

Basis : Mesnet. İlke. Taban. Kaynak. Bir malın ya da taşınır değerin cari fiyatıyla gelecek (future) fiyatı arasındaki fark. Fiyat farkı. Tarihsel özdekçiliğe göre, toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin tümü. Bazis. Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Altyapı.

Point : Nokta. Sivriltmek. Uç. Puan. Bitirmek. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Doğrultmak. Çevirmek. Tevcih etmek. Ucunu sivriltmek.

Basis capituli : Kenelerde ağız organellerinin (keliserler) bulunduğu apikal bölge. Bazis kapituli.

Basis cordis : Kalp kaidesi. Bazis kordis.

Basis cranii : Kafatası tabanı. Bazis krani. Eksterna ve interna olmak üzere kafatasının tabanının, for. magnum'dan ala vomeris'e kadar olan kesimi, bazis krani. Kranyum tabanı.

Basis for a topology : Topoloji tabanı.

İngilizce Basis point Türkçe anlamı, Basis point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basis point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Basis point synonyms : a shift in supply, abnormal budget, a type mutual funds, ability to pay approach, a change in supply, a shift in demand.