Basophilic cell türkçesi Basophilic cell nedir

  • Bazofil hücre.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Granülosit olarak sınıflandırılan, bazik boyalarla kuvvetle boyanan ve bazı bağışıklık tepkimelerinde histamin ve serotonin salgılayan bir tip beyaz kan hücresi. hipofiz bezinin ön lobunun salgı yapan ve bazik boyalarla boyanan hücreleri.

Basophilic cell ingilizcede ne demek, Basophilic cell nerede nasıl kullanılır?

Basophilic : Lekeye benzeyen hücre veya dokulu olan (biyoloji terimi). Bazofil. Bazik boyalarla kolaylıkla boyanan hücre veya histolojik yapı. kandaki bazı akyuvarlarla ön hipofiz bezindeki bazı hücreler. Bazofilik. Baz ile tepkimeye girme özelliği olan.

Cell : Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri. Göz. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Petek gözü. Hücre. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Oda. Oda (manastır vb). Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

About freecell : Freecell hakkında.

Absorptive cell : Absorbtif hücre. Emici hücre. Apikal sitoplazmik yapılar aracılığıyla lümenden maddelerin emiliminde etkili olan hücre.

 

Acinar cell : Asiner hücre. Alveol şeklindeki bez hücresi. pankreasın salgı hücresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bezde asinus ünitesinin bir hücresi. Asinar hücre.

İngilizce Basophilic cell Türkçe anlamı, Basophilic cell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basophilic cell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Basophilic cell synonyms : aardvark, aardvarks, a cell, abacus bodies, abiotic environment, acacia.