Batted türkçesi Batted nedir

Batted ingilizcede ne demek, Batted nerede nasıl kullanılır?

Combatted : Mücadele etmek. Savaş açmak. Çarpışmak. Dövüşmek.

Battels : Okul masraf hesabı (oxford).

Battement : Dansçının, bir bacağını bükmeden, uzatarak yaptığı alıştırmaların tümü. dansçının bir eliyle tutamağı destek alırken, bir bacağını gererek öne, arkaya, sağa ve sola hareket ettirmesi. Çırpma.

Batten : Üst lamba dizisi. Çubuk askı. Tirizlerle sağlamlaştırmak. Semirtmek. Tiriz çekmek. Tiriz. Sahne üstündeki genel ışıklama lambaları. Tıkınmak. Uzun tahta.

Batten disease : (tıp veya medikal terimi) 5 ila 10 yaşları arasında beliren ve bulaştığı çocukta aniden görüş kaybına neden olan doğuştan gelen bir hastalık. Batten hastalığı. Baten hastalığı.

Batter : Yumruklamak. Bam güm vurmak. Sert darbelerle vurmak. Hasara uğramak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Paçavraya çevirmek. Hor kullanmak. Hırpalamak. Vuruş yapan oyuncu. Dövmek.

Batten door : Çakma kapı.

Batter down : Yumruklamak. Tahrip etmek. Yıkmak.

Batten on somebody : Başkasının sırtından geçinmek.

Battened : Tıkınmak. Şişmanlamak. Sırtından geçinmek. Sağlamlaştırmak. Sağlama almak. Tirizlerle. Semirmek.

İngilizce Batted Türkçe anlamı, Batted eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Batted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blinked : Titreşerek parlamak. Parlamak. Yanıp sönmek (ışık). Kırpıştırmak. Pırıldamak. Kaçınmak. Yanıp sönmek. Görmemezlikten gelmek. Göz kırpmak. Işıldamak.

Nip : Yakmak (don veya kırağı). Büyümesini engellemek. Çimdiklemek. Kırağı çalmak. Dondurmak. Kıstırmak. Yudumlamak. Acele ile gitmek. Soğuktan kavrulmak. Kesmek.

Finer : Uygun. Güzel. İnce. İyi. Mükemmel. Hoş. Narin. Hassas. Nefis. Saf.

Cuts : Seyreltmek. Oymak. Eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yontmak. Kesici kılıçla, yönetmelikte belirtilmiş sayılan vücut bölgesine (belden yukarısı), namlunun keskin yüzü ya da iki yüzü keskin sayılan uçtaki bölümü ile kesiş biçiminde uygulanan vuruşlar. Devam etmemek. Makasla kesmek. Hadım etmek. Kırmak. Sulandırmak.

Nipped : Azıcık içki içmek. Yakmak (don veya kırağı). Budamak. Yudumlamak. Kırağı çalmak. Acele ile gitmek. Çimdiklemek. Kıstırmak. Kesmek.

Pared : Kabuğu soyulmuş. Kesmek (tırnak). Budamak. Yontmak. Kabuğunu soymak (elma vb.). Soymak (elma vb.). Kısmak.

Cut : Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Kesmek. Hadım etmek. Kurgulamak. Diş çıkarmak. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Sapmak. Topsuz giriş. Sulandırmak.

Bat : Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik. Bilardo sopası. Yarasa. Türkiye bankalar birliği. Sopayla vurmak. Kırpmak (göz). Sopa ile vurmak.

 

Be : Mal olmak. -dir. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak. -di. Var olmak. Bulunmak. Olmak. Kalmak. -dı.

Clip : Hile yapmak. Göz kapaklarını açıp kapamak. Klipslemek. Uçlarını kesmek. Kazıklamak. Makasla kesmek. İliştirmek. Kırkmak. Kavramak.

Batted synonyms : blink, improved, worship, nips, amended, abbreviate, go to, sit in, clipped, blinks, pare, clips.

Batted zıt anlamlı kelimeler, Batted kelime anlamı

Miss : Gözden kaçırmak. Iska geçmek. Kız. Evli olmayan bayan. İsabet etmeme. Karavana. İsabet ettirememek. Hanım. Kaçırmak. Özlemek.

Worse : Daha fena. Daha kötüsü. Beter. Daha çok. Daha kötü. Daha hasta. Daha da kötüsü. Daha kötü şey. Kötü. Beteri.