Be embarrassed türkçesi Be embarrassed nedir

Be embarrassed ile ilgili cümleler

English: Don't be embarrassed.
Turkish: Mahçup olma.

English: Ali would be embarrassed.
Turkish: Ali bundan utanırdı.

English: It's nothing to be embarrassed about.
Turkish: Bu hakkında utanılacak bir şey değil.

English: Don't be embarrassed, Tom.
Turkish: Utangaç olma, Tom.

English: You have nothing whatever to be embarrassed about.
Turkish: Hakkında mahcup olacağın herhangi bir şey yok.

Be embarrassed ingilizcede ne demek, Be embarrassed nerede nasıl kullanılır?

Be : -dı. Durmak. Anlamına gelmek. Mal olmak. Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Var olmak. -dir. -dır. Kalmak.

Embarrassed : Sıkılgan. Çekingen. Eli darda. Para sıkıntısı içinde olan. Mahcup. Mahçup. Utangaç. Gırtlağına kadar borca batmış. Utanmış.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

Be a ball of fortune : Şans topu olmak. Bir durumun kurbanı olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

İngilizce Be embarrassed Türkçe anlamı, Be embarrassed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be embarrassed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Break down : Baskıya dayanamamak. Arıza meydana gelmek. Bozmak. Bölmek. Kırmak. Ruhen yıkılmak. Duygularını kontrol edememek. Parçalamak. Kendinden geçmek.

Be ashamed : Ar etmek. Mahçup olmak. Arlanmak. Rezil olmak.

Addlings : Çürümek. Çürütmek. Bozmak. Çürük. Kokmak. Kokuşturmak. Şaşırtmak. Cılk. Kafa karıştırmak.

Busting : Vurmak. Tutuklamak. Patlatmak. Bozmak. Rütbe indirmek. Tartışmak. Becerememek. Sona ermek. İflas etmek.

Addles : Bozmak. Şaşırtmak. Bozulmak (yum.). Çürük. Çürümek. Kafa karıştırmak. Kokmak. Kokmak (yum.). Cılk.

Feel embarrassed : Sıkılmak. Utanç duymak.

Break : İhlal etmek. Fırlamak. Kırılma. Tan. (ses) gitmek veya kısılmak. Fırsat. Yıkmak. Kesme. Söylemek.

Burn out : Tamamen yakmak. Yanıp yokolmak. Mahvolmak. Tamamen yanıp kendi kendine sönmek. Söndürmek. Yanmak. Yanıp bitmek. Yakmak. Yakıp yok etmek.

Feel humiliated : Gururu kırılmak. Aşağılanmış hissetmek. Gururuna dokunmak. Küçük düşmek.

Be embarrassed synonyms : be shy, get down, addling, blushed, feel cheap, become purple, blushes, shock, busted, busts, be destroyed, be abashed, feel shame at, blush with shame, be corrupted, addle, feel small, become depraved, feel shame, eat crow, lose face, blush, be disconcerted, bust, outrageous.