Be lost türkçesi Be lost nedir

  • Kaybolmak.
  • Kaybettirmek.
  • Ortadan kaybolmak.
  • Zayi olmak.
  • Heba olmak.
  • Yitmek.
  • Elden gitmek.
  • Araya gitmek.
  • Tantuna gitmek.

Be lost ile ilgili cümleler

English: Ali seems to be lost.
Turkish: Ali kaybolmuş gibi görünüyor.

English: I seem to be lost.
Turkish: Kaybolmuş gibi görünüyorum.

English: Honor has not to be won; it must only not be lost.
Turkish: Onur kazanılmamalı; o sadece kaybedilmemeli.

English: Unless you make a decision quickly, the opportunity will be lost.
Turkish: Çabucak karar vermezsen, fırsat kaybedilecek.

English: The professor seemed to be lost in thought.
Turkish: Profesör düşüncelere dalmış görünüyordu.

Be lost ingilizcede ne demek, Be lost nerede nasıl kullanılır?

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak. Anlamına gelmek. -dır. Mal olmak. Durmak. -di. -dir. Kalmak. Var olmak.

Lost : Kaybedilmiş. Düşünceye dalmış. Kaybolmuş. Boşa gitmiş. Mahvolmuş. Kaçırılmış. Gaip. Şaşırmış. Kaybetmek. Değerlendirilmemiş.

Be lost in a reverie : Hayal alemine dalmak.

Be lost in thought : Düşünürken dalıp gitmek. Dalmak. Dalgın olmak. Düşünceye dalmak. Dalıp gitmek. Derin derin düşünmek.

Be lost on : Fark edilmemek. Boşa gitmek. Tesir etmemek. Etki uyandırmamak. Etkilememek.

 

Cause to be lost : Kaybolmasına neden olmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

İngilizce Be lost Türkçe anlamı, Be lost eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be lost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come to nothing : Akim kalmak. Boşa çıkmak. Gerçekleşmemek. Suya düşmek. Boşa gitmek. Hiçbir sonuca ulaşmamak. Başarısız kalmak. Bir sonuç vermemek.

Go to waste : Ziyan olmak. Çöpe atmak. İsraf olmak. Boşa gitmek. Heder olmak. Çöpe gitmek.

Get lost : Kaybol. Kaybetmek. Hadi yoluna. Yolunu kaybetmek.

Cuts : Sulandırmak. Seyreltmek. Dişi çıkmak. Yontmak. Açmak. Yol açmak. Oymak. Kesmek. Kırpıntı (film). Diş çıkarmak.

Disappears : Ortalıktan kaybolmak. Görünmez olmak. Gözden kaybolmak. Aniden kaybolmak. Unutulup gitmek. Yok olmak. Ortadan kalkmak. Uçmak.

Fade away : Gözden kaybolmak. Rengi atmak. Yok olmak. Unutulup gitmek. Yavaş yavaş yok olmak. Solmak. Sönmek. Canlılığını yitirmek.

Evanish : Diftongun daha zayıf telaffuz olunan ikinci kısmı. Tarihe karışmak. Dilbilim. Zail olmak. Uçmak. Sıfıra eşitlemek. Yok olmak. Gözden kaybolmak. Kaybolup gitmek.

Lose : Mahrum etmek. Heba etmek. Yitirmek. Kaçırmak. Kaybetmek. Azıtmak. Şaşırmak. Mağlup olmak. Kazanamamak.

Goes : Bahse girmek. İddiaya girmek. Haline gelmek. Yapılmak. Koyulmak. Olmak. Yayılmak. İşlemek. Girmek.

Be lost synonyms : become lost, go down the drain, wither, vanish, disappear, make oneself scarce, hive off, recede, die down, vanishes, duck out, go to the dogs, be wasted, dissolve into thin air, die away, go west, go to pot, clear out, clear off, clear away, go, go astray, get out of sight, deprive of, die out, wither away, evanishes, go up in smoke, go for nothing, disappeared, clearing off, deprives.