Go to waste türkçesi Go to waste nedir

  • Boşa gitmek.
  • Çöpe gitmek.
  • Ziyan olmak.
  • İsraf olmak.
  • Heder olmak.
  • Çöpe atmak.
  • Heba olmak.

Go to waste ile ilgili cümleler

English: Don't let such a good opportunity go to waste.
Turkish: Böyle iyi bir fırsatın boşa gitmesine izin verme.

English: This food will just go to waste if you don't take it home with you.
Turkish: Onu yanında eve götürmezsen, bu yemek sadece boşa gidecek.

English: I don't like to see food go to waste.
Turkish: Yiyeceğin boşa gittiğini görmekten hoşlanmıyorum.

English: It would be a pity to let all our hard work go to waste.
Turkish: Bütün zor işimizin boşa gitmesine izin vermek yazık olurdu.

English: It would be a shame to let all this food go to waste.
Turkish: Tüm bu yiyeceklerin boşa gitmesine izin vermek utanç olurdu.

Go to waste ingilizcede ne demek, Go to waste nerede nasıl kullanılır?

Go : Yok olmak. İşlemek. Ayrılmak. Götürmek. İş görmek. Deneme. Koyulmak. Uymak. Geçmek. Haline gelmek.

To : Oranla. Kadar. Göre. E. -mek -mak (mastar). -e göre. E doğru. İla. Karşı. Ya.

Waste : Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Telef. Güçten düşürmek. Harap. Sarfiyat. Ekilmemiş. Issız. Kıraç. Boşa harcamak. Boşa harcanan.

Go to : Uzanmak. Buraya git. Git.

Go to a different folder : Farklı bir klasöre git.

 

Go to bed with the chickens : Erken yatmak. Tavuk gibi erken yatmak. Tavuk gibi erkenden yatmak.

Go to bed : Yatmaya gitmek. Yatağa yatmak. Git yat. Yatağına dön. Gece uykusuna yatmak üzere yatmak. Uyumaya gitmek. Uyumak üzere uzanmak. Yatmak.

Go to field : Alana git.

Go to dialog : Git.

Go to any extent : Her şeye başvurmak.

İngilizce Go to waste Türkçe anlamı, Go to waste eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go to waste ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go up in smoke : Duman olmak. Havaya uçmak. Tamamıyla yanmak. Yanıp kül olmak. Yanıp kül oldu. Duman gibi kayboldu. Ortadan kayboldu. (tüm varı yoğu) yok olmak. Buharlaşıp kayboldu.

Chuck out : Kapı dışarı etmek. Bir kenara atmak. Atmak. Evden atmak. Dışarı atmak. Sepetlemek. Kabul etmemek. Kovmak. Yaka paça çıkarmak.

Go to the dogs : Sefalete düşmek. Kötüleşmek. Mahvolmak. Rezil olmak. Hayatı kaymak. Hayrı kalmamak. Bozulmak. Kötüye gitmek.

Be lost on : Etkilememek. Etki uyandırmamak. Tesir etmemek. Fark edilmemek.

Be wasted : Tükenmek. Bedavaya gitmek. Araya gitmek. Boşa geçmek. Beş paralık olmak. Yazık olmak. Gümbürtüye gitmek.

Run into the ground : İşe yaramamak. Başarısız olmak. Aşırı çalışmaktan yorulmak. Abartmak.

Junked : Çöpe atılmış. Hurdaya ayırmak. Iskartaya ayırmak. Atmak.

Be lost : Kaybolmak. Kaybettirmek. Elden gitmek. Tantuna gitmek. Zayi olmak. Yitmek. Araya gitmek. Ortadan kaybolmak.

Bin : Ambar. Sepet. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sele. Kömürlük. Bidon. Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu, kenarları ve içi bez kaplı sepet. bakımlık ya da göstericideki bir filmin, alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap. Ambarlamak. Tahıl saklamak için kullanılan kap.

 

Go to waste synonyms : run to waste, junking, go to pot, go down the drain, cast away, binned, junks, come to naught, go for nothing, junk, come to nothing.