Bea türkçesi Bea nedir

  • Büyük şirketler ve e-ticaret uygulamaları için aracı yazılımlar ve yazılımlar geliştiricisi ve imalatçısı.
  • California merkezli bir amerikan ortaklığı.

Bea ile ilgili cümleler

English: A beam of sunlight came through the clouds.
Turkish: Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.

English: "Nature is cruel and beautiful... like me," said Mary.
Turkish: "Doğa zalim ve güzel...benim gibi," dedi Mary.

English: "You're so beautiful. What's your name?" "Mind your own business."
Turkish: "Sen çok güzelsin. Adın ne?" "Seni alakadar etmez."

English: A bear will not touch a corpse.
Turkish: Bir ayı cesede dokunmaz.

English: "The snow is beautiful, isn't it?" "Yeah, but Mary, you're even more beautiful."
Turkish: "Kar ne kadar güzel, öyle değil mi?" "Evet ama, sen daha da güzelsin, Mary."

Bea ingilizcede ne demek, Bea nerede nasıl kullanılır?

Beach : Çimerlik. Sahil şeridi. Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 m genişliğindeki alan. Sahile çekmek. Karaya çekmek. Kıyı. Kıyı şeridi. Kıyıya sürmek. Az çok kalın bir kum katmanıyla örtülü ya da kum ve yassı çakılların birbirine karıştığı yalı şeridi.

Beach bag : Plaj çantası.

Beach ball : Plaj topu.

Beach buggy : Kumsal arabası. Plaj arabası. Çimerlik arabası. Kum arabası.

 

Beach bum : Plaj serserisi.

Beach hut : Sahil kulübesi.

Beach umbrella : Şemsiye.

Beach volley : Plaj voleybolu.

Beach sand : Plaj kumu. Kumsal kumu. Sahilde bulunan kum. Sahil şeridinde bulunan yumuşak tanecikli kum. Kıyı kumu. Sahil kumu. Deniz kıyısındaki kum.

Beach erosion : Sahil erozyonu. Kıyı erozyonu. Kumsal erozyonu.

İngilizce Bea Türkçe anlamı, Bea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buy : Kabul etmek. İnanmak. Yutmak. Satın almak.

Swing : Dikkat çeken değişiklik. Ani dönüş yapmak. Hoş bir ritmi olmak. Dönmek (kapı veya köprü vb bir eksen üzerinde). İpe çekilmek. Sallandırma. Sallandırmak. Göze batan değişiklik. Sallanma. Sapmak.

Go : İddiaya girmek. Haline gelmek. Geçmek. Sonuçlanmak. Başlamak. Deneme. Yok olmak. Ayrılmak. Tükenmek. Devrolunmak.

Turn up : Kaldırmak. Bakmak (kitap). Bulmak. Sıvamak. Yukarı çevirmek. Kusturmak. Damlamak. Düzünü çevirmek. Dönmek. Ortaya çıkmak.

Rate : Olarak görmek. Değer biçmek. Bk. vergi oranı. Değerlendirmek. Oran. Addetmek. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Sayılmak. Fırça atmak. Gözü ile bakmak.

Embellish : Renk katmak. Ayrıntılar eklemek. Süs. Kendi düşüncelerini katarak süslemek. Süslemek. Renk getirmek. Güzelleştirmek. Donamak. Süsleyerek güzelleştirmek. Güzelleştirme.

Lurk : Pusuda beklemek. Pusuya yatmak. Dolandırıcı. Gizlemek. Gizlenmek. Saklanmak. Pusu kurmak.

Deserve : Liyakat göstermek. Hak etmek. Hak kazanmak. Layık olmak.

 

Cut across : Yolu kısaltmak. Keseden gitmek. Geniş kapsamlı olmak. Üstün olmak. Geçmek. Ötesine gitmek. Ötesine geçmek. Karşı gelmek. Kestirmeden gitmek. Sınırlarını aşmak.

Require : İcap etmek. Rica etmek. Eksik olmak. Talep etmek. Gerektirmek. Gerekmek. Şart koşmak. Gerek duymak. Gerekli olmak. Zorunlu tutmak.

Bea synonyms : comprise, be well, come, iridesce, pay, put out, look, head up, let go, moon about, linger, relate, account for, beat, range, mill about, confound, need, consist, beautify, matter, merit, yawn, lie, belong, abound, stick by, pack, head, bake, compact, appear, begin.

Bea zıt anlamlı kelimeler, Bea kelime anlamı

Agree : Birleşmek. Uymak (bir başka şeye). Kabul etmek. Yaramak. Rıza göstermek. Razı olmak. Hemfikir olmak. Mutabık kalmak. Kararlaştırmak. Uzlaşmak.

Suffer : Cefa çekmek. Kalitesi düşmek. -e uğramak. Acısı çekme. Çekmek. Acısını çekmek. Uğramak. Acı çekmek. Zayiat vermek. Bağrı yanmak.

Change : Para bütünlemek. Değişim. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değiştirmek. Bozdurmak. Değiş tokuş etmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Haline gelmek. Takas etmek. Değişikliğe gitmek.

Bea antonyms : be well, converge, miss.