Bear fruit türkçesi Bear fruit nedir

  • Olumlu sonuçlar vermek.
  • İyi etkisi olmak.
  • Fayda vermek.
  • Meyvesini vermek.
  • Ürün vermek.
  • Yemiş vermek.
  • Meyve vermek.
  • Sonuç vermek.
  • Başarılı sonuca ulaşmak.
  • Meyva vermek.

Bear fruit ile ilgili cümleler

English: Our efforts will soon bear fruit.
Turkish: Çabalarımız yakında meyvesini verecek.

English: I hope your efforts will bear fruit.
Turkish: İnşallah çabalarınız meyvesini verecektir.

English: Your efforts will bear fruit someday.
Turkish: Çabalarınız bir gün meyvesini verecektir.

English: His effort will bear fruit.
Turkish: Onun çabası meyve verecek.

English: Your effort will surely bear fruit.
Turkish: Çabanız mutlaka meyvesini verecek.

Bear fruit ingilizcede ne demek, Bear fruit nerede nasıl kullanılır?

Bear : Sahip olmak. Beslemek. Uygun olmak. Dişini sıkmak. Getirmek. Çekmek. Sineye çekmek. Duymak (sevgi). Yönelmek. Spekülatör.

Fruit : Yemiş. Ahbap. Meyvelenmek. İbne (argo sözcük). Döl. Mahsul. Nonoş. Tohum kapsülü. Sirkesineği. Kar.

Bear a grudge : Düşmanlık beslemek. Kan gütmek. Kin beslemek. Kin gütmek.

Bear a grudge against : -e karşı kan gütmek. -e karşı kin beslemek. -e karşı düşmanlık beslemek. İle düşmanlığı olmak. Kin beslemek. Kuyruk acısı olmak. Kin duymak.

Bear a hand : Yardım eli uzatmak. Yardım etmek.

 

Bear a load : Ağır yükü olmak. Yük taşımak. Ağır bir yük taşımak.

İngilizce Bear fruit Türkçe anlamı, Bear fruit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bear fruit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fructified : Verim sağlamak. Meyve vermesini sağlamak. Meyvelenmek. Meyve tutmak.

Result : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. İleri gelmek. Önemli sonuç. Sonuç. Bulgu sonucu. Sonuçlanmak. Netice. Doğmak.

Teemed : Boşaltmak. Dökülmek. Dökmek. Hamile olmak. Yavrulamak. Kaynamak. Bol olmak. Dolu olmak. Boşalmak.

Fruit : Ahbap. Meyve. Yayar. Ürün. İbne (argo sözcük). Sonuç. Meyvelenmek. Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı.

Produce : Hazırlamak. İmal etmek. Husule getirmek. Sonuç. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Mahsul. Göstermek. Yönetmek. Hasıla.

Crop : Kalabalık. Ürün. Dikmek. İşleme. Ekin. Hasat. Kanatlılarda yemek borusunun genişleyerek meydana getirdiği, yemlerin bekletilerek yumuşadığı ve sindirim için önemli bir depo organı, ingluvyes. Ekip biçme. Tarım kesiminde bir üretim döneminde üretilen ürün miktarı. Kırkmak.

Bear : Vurguncu. Yönelmek. Spekülatör. Katlanmak. Vermek. Üstlenmek. Kin gütmek. (birine bir duygu) beslemek. Hazmetmek. Üzerinde bulunmak.

Sets : Saldırtmak. Kakma işi yapmak (taş). Süslemek. Olgunlaşmak. Dikmek. Avın yerini göstermek. Yazmak. Yapmak. Kararlaştırmak.

Come to fruition : Muradına erme. Gerçekleşmek. Tamamına ermek. Semere vermek. Semeresini vermek. (olumlu) bir sonuca ulaşmak. Sonuç elde etmek.

 

Effect : Anlam. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden. Sonuçlandırmak. Başarmak. Sonuca vardırmak. Ulaşmak. Efekt. Elektronik devreler yardımıyla gitar sesi üzerinde yapılan değişiklik ve süslemeler. Etki etmek. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki.

Bear fruit synonyms : teeming, teem, fructify, brought forth, yield, yields, fructifying, yielded, yield benefits, bring forth, pan out, fructifies, teems.