Bearings türkçesi Bearings nedir

Bearings ingilizcede ne demek, Bearings nerede nasıl kullanılır?

Have no bearings on : İle ilgisi olmamak.

Armorial bearings : Arma. Hanedan arması.

Ball bearings : Bilyeli yatak. Bilyalı rulmanlar. Bilye.

Take the bearings : Yönünü bulmak.

Ballbearings : Bilye.

Bearing adjuster : Yatakayarlayıcı. Yatak ayarlayıcısı. Yalak ayarlayıcısı.

Bearing bracket : Yatak mesnedi. Yatak mesneti. Yatak braketi.

Bearing boring machine : Yatak tornası.

Bearing area : Taşıma alanı. Oturma yüzeyi. Yatak yüzeyi. Mesnet alanı.

Bearing bore : Yatak iç çapı.

İngilizce Bearings Türkçe anlamı, Bearings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bearings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastions : Kale burcu. Kale burç. Kale. İyi korunan yer. Tabya.

Dungeon : Zindan. Kule.

Directional : Yön ile ilgili. Yöneltmeli. Yönsel. Yönelmiş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönelimli. Sinyal gönderen. İstikamete ait. Geliş, yansıma, ışınım, yayınım gibi özellikleri sınırlı bir açıda olan bazı optik, elektronik araçların özelliğini belirtir genel terim.

Dosses : Pansiyonda kalmak. Şekerleme. Dışarıda yatmak. Kısa uyku. Pansiyon yatağı. Teksas eyaletinde şehir. Uyumak. Yatmak.

 

Abeam : Apazlama. Gemi boyu veya omurgasına dik açıda. Gemi veya uçağın omurgasına dikey olarak. Omurgaya dik olarak. Uçakların uzunluk eksenine dikey olan yön. Omurgaya dik açıda.

Doss : Şekerleme. Pansiyonda kalmak. Kısa uyku. Uyumak. Pansiyon yatağı. Dışarıda yatmak. Teksas eyaletinde şehir. Yatmak.

Mistletoe : Göğce. Ökseinciri. Gökçe otu. Ökseotugillerden, elma, armut, kiraz, erik, kavak, meşe gibi ağaçlar üzerinde yarıasalak yaşayan çiçekli bitkilere örnek tür. Ökse otu. Ökseotu.

Donjons : Kale burcu. Şato baş kulesi.

Dungeons : Zindan. Kule.

Complexions : Gidişat. Sima. Mahiyet. Renk. Genel görünüm. Cilt. Görünüm. Beniz. Ten rengi.

Bearings synonyms : administrative hearing, legal proceeding, competence hearing, directions, complexion, rubric, bedding, berths, opportunity, bed, joints, trunnion, juncture, aspects, bushing, articulation, berth, donjon, ball and socket joint, dossed, bearing, direction, facet, horoscopes, constellation, journal bearing, black hole, arthrosis, respect, aspect, den, fair hearing, bunk.

Bearings zıt anlamlı kelimeler, Bearings kelime anlamı

Outgo : Sarfiyat. Aşmak. Üstün gelmek. Yenmek. Gider. Harcama. Masraf. Geçmek.