Beat to a pulp türkçesi Beat to a pulp nedir

  • Pestilini çıkarmak.
  • Öldüresiye dövmek.

Beat to a pulp ingilizcede ne demek, Beat to a pulp nerede nasıl kullanılır?

Beat : Çalmak (davul). Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Volta vurmak. Vuruş. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Vurma sesi. Vuru. Çırpma. Yenmek. Pataklamak.

To : Göre. İle. Oranla. Ye. -mek -mak (mastar). E doğru. İla. Ya. Karşı. Arasında.

A : (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Bir. Amperin simgesi. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir.

Pulp : Etli kısım. Özlenmek. Değersiz şeyler. Et. Meyve, kök veya dallardan öz suyun çıkarılmasından sonra geriye kalan katı kalıntı. Meyve eti. Selüloz. Küspe. Ucuz kağıda basılmış sansasyonel (roman veya dergi). Ucuz roman.

Beat to a frazzle : İflahını kesmek. Fiziksel veya duygusal olarak tüketmek. Eskitmek. Bitkin düşürmek. Bir giysiyi eskitmek.

Beat to windward : Orsasına seyretmek.

Reduce to a pulp : Şoka uğratmak. Ne yapacağını şaşırtmak.

İngilizce Beat to a pulp Türkçe anlamı, Beat to a pulp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beat to a pulp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Knock the stuffing out of : Kuyruğunu tava sapına çevirmek.

Clobber : Kıyasıya dövmek. Sürekli ve acımasız saldırılar yapmak. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Dayak atmak. Benzetmek. Eşek sudan gelene kadar dövmek. Eleştirmek. Haklamak. Yenmek.

Squelched : Çamurda yürümek. Bastırmak (muhalefet vb'ni). Susturmak (muhalefet vb'ni). Susturmak. Çiğnemek. Vıcık vıcık bir yerden yürürken ayak sesi çıkarmak. Bastırmak. Cıvık madde. Suda yürümek.

Squelches : Şlap etmek. Bastırmak (muhalefet vb'ni). Çiğnemek. Suda yürümek. Çamurda yürümek. Ezmek. Cıvık madde. Susturmak (muhalefet vb'ni). Susturmak.

Tire out : Yormak. Canını çıkarmak. Çok yormak. Halsiz bırakmak. Pestile çevirmek. Sucuğunu çıkarmak. Bıkkınlık vermek. Bitkin düşürmek. Bıktırmak.

Sloshing : Çalkalamak. Haşat etmek. Çamura bulanma. Suda yürümek. Sıçratmak. Çalkalanmak. İçmek. Çamurda yürümek.

Squelch : Ezmek. Çamurda yürümek. Bastırmak. Çiğnemek. Şlap etmek. Susturmak (muhalefet vb'ni). Susturmak. Cıvık madde. Vıcık vıcık bir yerden yürürken ayak sesi çıkarmak. Suda yürümek.

Clobbering : Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Kıyasıya dövmek. Yenmek. Eşek sudan gelene kadar dövmek. Eleştirmek. Marizlemek. Benzetmek. Dayak atmak. Acımasızca dövmek. Pataklamak.

Make mincemeat of : Karşı tarafı alt etmek. Yenmek. Hezimete uğratmak. Paramparça etmek. (rakibi) ezip geçmek. Tarumar etmek. Haşat etmek.

Beat to a pulp synonyms : beat somebody into a jelly, lambast, clobbers, squelching, lambasts, sloshes, slosh, tiring out.