Because türkçesi Because nedir

Because ile ilgili cümleler

English: "Why didn't you eat?" "I didn't eat because I wasn't hungry."
Turkish: "Neden yemedin?" "Aç olmadığım için yemedim."

English: "I've got a bit of interest in learning French, but isn't it hard?" "Not at all. It's 100 times easier than English!" "Really?" "Well, at least to me it is." "That's because you're native though"
Turkish: "Fransızca öğrenmeye biraz ilgim var ama o zor değil mi?" "Hiç değil. İngilizce'den 100 kat daha kolay!" "Gerçekten mi?" "Eh, en azından benim için öyle." "Bunun nedeni senin ana dilin olması gerçi"

English: "Tom, do you have school today?" "No, classes were canceled because of the typhoon."
Turkish: "Tom, bugün okulun var mı?" "Hayır, dersler tayfundan dolayı iptal edildi."

English: "Ryu, I can't seeee!" "Naturally, that's because I'm covering your eyes."
Turkish: "Ryu göremiyorum!" "Doğal ki, çünkü gözlerini kapıyorum."

English: "Speak to me in French too - not just in German!" "No, because once I start, it'll become a habit and then how am I supposed to improve my German?"
Turkish: "Benimle Fransızca da konuş, sadece Almanca değil!" "Hayır, çünkü bir kez başlarsam bu bir alışkanlık olacak ve ben nasıl Almancamı geliştireceğim?"

 

Because ingilizcede ne demek, Because nerede nasıl kullanılır?

Because of : Sayesinde. İçin. Cihetiyle. -den ötürü. İle. Dolayısıyla. Dolayı. Yüzünden. Sebebiyle. Nedeniyle.

Because of me : Benim yüzümden.

Because of that : Sebebiyle. Nedeniyle. Bu yüzden. Dolayısıyla. -den ötürü. -den dolayı. Yüzünden. Bundan mütevellit.

Because of the fact that : Nedeniyle. Sebebiyle. Dolayısıyla. -den dolayı. -den ötürü. Yüzünden.

Because of this : Bundan ötürü. Bundan dolayı. Bu yüzden. Bu nedenle. Bunun için.

Becalmed : Hareketsiz kalmış. Rüzgarsızlıktan dolayı hareket edememe (yelkenli). Rüzgarsızlıktan dolayı yol alamama (yelkenli). Hareketsiz.

Became a great success : Çok başarılıydı. Büyük başarı gösterdi.

Became a father : Baba oldu. Bir aile kurdu. Çocuğu oldu.

Became a citizen : Vatandaşlığa geçti. Vatandaş oldu. Vatandaşlığa kabul edildi.

Becalms : Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Rüzgarsızlık nedeniyle hareketsiz kalmak (yelkenli).

İngilizce Because Türkçe anlamı, Because eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Because ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inasmuch as : Göre. İçin. Madem ki. -diği derecede. Kadar. Mademki. -diğine göre.

In view of : Göz önüne alınca. -den dolayı. Göre. Eğer. -den dolayı hesaba katınca. -den ötürü. Hesaba katınca. -sı göz önünde bulundurularak. -sı düşünülerek. -sı yüzünden.

In the cause of : Aşkına. İçin. Uğruna.

By way of : Yoluyla. Niyetiyle. Kanalıyla. Mahiyetinde. -den geçerek. Yolu ile. Aracılığıyla. Tarafından. Sayesinde. Üzerinden.

 

Compel : Zorlamak. İcbar etmek. Mecbur bırakmak. Mecbur etmek. Zorunda bırakmak. Gerektirmek.

Because of that : -den ötürü. -den dolayı. Bu yüzden. Dolayısıyla. Sebebiyle. Bundan mütevellit.

Producer : Öndürücü. Yönetmen. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Tecimsel oyunların gerçekleştirilmesinde anaparayı koyan ve bütün yönetim işlerini yüklenen kişi. Bir filmin çevrilişi ve işletilmesiyle ilgili tüm yönetimsel ve parasal işlevi üstlenen, filmin anaparasını sağlayan kimse. bir yapımevinin başkanı, yöneticisi; sinema yapımcısı. tv. bir ya da birden çok izlencenin ana konusunu bulan; izlencenin hazırlanması, gerçekleştirilmesi çalışmalarını yönetmenle ya da tek başına yürüten kimse; televizyon yapımcısı, izlenceci. (sinema yapımcısından değişik olarak televizyon yapımcısı, yapımın sanat yönünü de gözetir ve genellikle izlenceye bir kişilik, deyiş kazandırmakta payı olur). Bir oyunun bütün yönetim işlerini yüklenen ve sermayesini sağlayan kimse. Fabrikatör. Bir oyunu, gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde, doğru, inandırıcı ve sanatsal bir biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı. Üretici. Prodüktör.

Solicit : Asılmak (erkeğe). Yalvarmak. Israrla istemek. Talep etmek. Askıntı olmak. Israrla rica etmek. Sokakta müşteri aramak (fahişe). (yardım veya bir iyilik vb) istemek. Teşvik etmek. Davetkar konuşmak (fahişe).

Persuade : Söz anlatmak. Aklını çelmek. Laf anlatmak. Kafalamak. Kandırmak. İkna etmek. İnandırmak. Razı etmek.

Prompt : Nakit. Kışkırtmak. Tam. Dakik. Sufle etmek. Unuttuğu sözleri sufle etmek. Unuttuğu bir şeyi hatırlatmak. Çabuk. Tez. -e sevketmek.

Because synonyms : in connection with, inception, instigate, owing to, mutagenesis, due to, forwhy, bring, oblige, likewise, then, whereas, suborn, due to the fact that, etiology, as a result of, inspire, in that, from, let, forasmuch as, because of, inasmuch, antecedent, origination, decide, in consequence of, for as much as, on account of, aetiology, since, by dint of, forasmuch.

Because zıt anlamlı kelimeler, Because kelime anlamı

Dissuade : Çelmek. Fikrini çelmek. Vazgeçirmek. Aklını çelmek. Cesaret kırmak. Vazgeçirtmek. Caydırmak. Kandırmak.

Social : Toplantı. Sosyal. Toplu halde yaşayan. Toplumsal. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Parti. Toplum içinde yaşayan. Sokulgan. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı.

Because ingilizce tanımı, definition of Because

Because kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : On this account that. For the reason that. By or for the cause that.