Beklenmezlik fiili nedir, Beklenmezlik fiili ne demek

Beklenmezlik fiili; bir dil bilgisi terimidir.

  • Bir fiile -acağı / -eceği sıfat-fiil ekiyle tutmak yardımcı fiili getirilerek oluşturulan ve işin istenmeden, beklenmeden olduğunu anlatan birleşik fiil

"Beklenmezlik fiili" ile ilgili cümle

  • "Güleceği tutmak. Yazacağı tutmak."

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: Karmaşık fiil]

Beklenmezlik fiili anlamı, kısaca tanımı:

Beklenmez : Beklenmeyen, umulmayan durumda olan.

Beklenme : Beklenmek durumu.

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

Sıfat : Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad. Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği. Yüz, kılık ve dış görünüş.

Tutmak : Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bağlamak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Sunmak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Benimsemek, beğenmek. Ulaşmak, varmak. Varsaymak, farz etmek. Yaklaştırmak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. İşgal etmek. Beklenen sonucu vermek. Alacağa veya vereceğe saymak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Avlamak. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Ele geçirmek, yakalamak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Bırakmamak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Hedef olarak almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Elde bulundurmak, ele almak. Kapatmak, sarmak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Uğramak. Bir kimsenin yerini almak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Sarmak, bürümek. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Başlamak. Kaplamak. Bir şey düşünmek. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Sürmek, zaman almak. Kullanmak. Hizmetine almak veya kiralamak. İzlemek.

 

Yardımcı : Yardımı olan (şey). Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan.

Getiri : Kazanç. Faiz. Yarar.

İstenme : İstenmek işi.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.