Karmaşık fiil nedir, Karmaşık fiil ne demek

Karmaşık fiil; Dil Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

İkincisi yardımcı olarak kullanılan iki fiilden ibaret fiil öbeği:.

YETERLİK FİİLİ (V. possibilitif ou protentiel): görebilmek.

Bunun olumsuz şekli olan YETERSİZLİK FİİLİ (V. i-possibilitif): görememek.

YAPMACIK FİİLİ görememezlikten veya görmemezliğe gelmek.BEKLENMEZLİK FİİLİ: göreceği tutmak GEREKSİME FİİLİ: göreceği veya, göresi gelmek. Bu fiiller yapı ve anlam bakımından karmaşık oldukları gibi anlam bakımından kılınış veya kip kavramı sınırına da girerler.

Karmaşık fiil anlamı, kısaca tanımı

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem

Karma : Karmak işi. Ayrı türden olan ögelerin karıştırılmasıyla oluşmuş, muhtelit.

Karmaşık : İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.

 

Karmaşık fiiller : Öncelik, alışkanlık, niyet gibi fiilin zaman ve tarzla ilgili özelliklerini gösteren ve olmak fiilinin bazı sıfat fiillere getirilmesiyle kurulan birleşik fiil. Öncelik: -mış olmak, alışkanlık: Ir-ol-, niyet: -AcAK ol-, -IcI ol-, -Ir ol- (nadir): Eğer çaylar ısmarlanmamış veya gelmemiş olsaydı kalkacak, kaçacaktı (R. H. Karay. Memleket Hikâyeleri: Kuvvete Karşı. s. 120). Tahsin Efendiyi dinlerken bu ruh muammasını halletmiş oldum (R. N. Güntekin. Acımak, s. 65). Asıl sözlerimiz söylenmemiş kalanlar, başkalarının duymadıkları ve eğer söyleyebilmiş olsak, hem onları hem de kendimizi şaşırtacak olanlardır (A. Ş. Hisar. Çamlıcadaki Eniştemiz. s. 18). Bu suretle Sermed, kendi sevgisini de ayaklar altına alarak, nefsini feda ederse işlediği ruh cinayetini kısmen ödemiş olacaktı (S. Erol, Ülker Fırtınası. s. 82). Bir gün, doktora: "gaari insanlar bir başka güler, başka çeşit öfkelenir oldular" demişti (T. Buğra, Dönemeçte. s. 45). Sözler ve kelimeler bile boyuna değişiyordu. Birtakım insanlarla artık konuşmayı sürdüremez, çoğunlukla canı sıkkın, arada bir de öfkeli suskunlaşır olmuşlardı (T. Buğra, göst. e., s. 45). Çerçi, merçi… bana soracak olursanız, onlar hiç değilse durumla da, konuyla da ilgileniyorlar… koyun gibi güdülmekten kurtulmak için (T. Buğra, göst. e., s. 133). Bu hâl aylarca sürdükten, yıl döndükten sonra beklenmedik bir şey, Hurrem'in artık umamaz olduğu bir değişim olmuş, Murad da Hurrem'e benzemişti (T. Buğra, Yalnızlar. s. 21). Haşim'e Arap demek, onu bütün varlığını temin eden bir âlemden ayırarak, bir hiçe döneceği bir âleme atmak, fâni ömründe değil ömrünün tesellisi olan âtisinde, bu âtide yaşayacak olduğuna inandığı eserinde öldürmek istemekti (A. Ş. Hisar, Ahmet Haşim-Yahya Kemal'e Veda. s. 129) vb.

 

Yeterlik fiili : Olumlusu, herhangi bir fiilin -e zarf-fiil eki ve bilmek fiil kökünün birleşmesiyle ortaya çıkan ve yeterlik kavramı veren, olumsuzu ise herhangi bir fiilin -e zarf-fiil eki ile -me olumsuzluk ekinin birleşmesiyle oluşan ve yetersizlik kavramı veren birleşik fiil: Söyleyebilmek, yapabilmek, yapamamak gibi.

Göresi gelmek : Göreceği gelmek, özlemek.

Yetersizlik : Yetersiz olma durumu, kifayetsizlik.

Görebilmek : Görme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Görebilme : Görebilmek işi.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Yapmacık : İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

Yeterlik : Yeterlilik.

Yetersiz : Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).

Kılınış : Kılınma işi.

Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.

Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Göresi : Görecek, görür.

Göreme : Nevşehir ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Karmaşık fiil anlamı nedir?

Fransızca'da Karmaşık fiil nedir ? : verbe complexe