Bel depmek nedir, Bel depmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bel ile çalışmak, bel bellemek.

Bel ile toprağı kazmak.

Bel depmek tanımı, anlamı

Depme : Bel denilen tarım aracı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Bir yerden batıp diğer bir yerden çıkan su, kaynak. Tekme, çifte. [Bakınız: depçe]. [Bakınız: depgi]. Yünden dokunmuş ve keçelendirilmiş kumaş. 60-70 teneke buğday alabilen büyük yün çuval. Ağzı dar su testisi. Güğüm. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı. Bir çeşit ev dokuması kumaş. Tekme. Ağzı dar testi. Sarılmış keçeyi ayakla yuvarlama. (Bor Niğde)

Depmek : Nüksetmek, tepreşmek, tekrarlamak. Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak. Çiğnemek, ezmek. Bir şeyi basa basa doldurmak, tıkmak. Tepmek tekme atmak. Hücum etmek, saldırmak, (atı) ileri sürmek.

Bel : İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

 

Bellemek : Öğrenip akılda tutmak. Öğrenmek. Sanmak. Bel denilen araçla toprağı işlemek, aktarmak.

Çalışmak : Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.

Belleme : Bellemek işi. At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Bel bel : "Aptalca, anlamsızca, donuk bir biçimde bakmak" anlamlarındaki bel bel bakmak deyiminde geçen bir söz.

Kazmak : Herhangi bir araçla toprağı açmak, oymak. Bu yolla çukur, kuyu, yol vb. oluşturmak. Hakketmek.

Bellem : Bellemek yetisi.

Belle : Güneşte zahire kurutmak için çamurla sıvanmış, kenarlı geniş yer.

Topra : Torba.

Kazma : Kazmak işi. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç. Kazılarak yapılmış. Kaba, görgüsüz (kimse).

Çalış : Çalma işi.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

 

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Diğer dillerde Bel çekimi anlamı nedir?

İngilizce'de Bel çekimi ne demek ? : medium close shot, mcs, mid shot, close medium shot, cms, waist shot, ws