Bellows türkçesi Bellows nedir

  • Körük.
  • Metal körük.
  • Ateş ayarlayıcı, uzama parçaları gibi yerlerde kullanılan, basınç ile açılıp kapanan metalden yapılmış körük.

Bellows ile ilgili cümleler

English: The bellows are not working.
Turkish: Körükler çalışmıyor.

Bellows ingilizcede ne demek, Bellows nerede nasıl kullanılır?

Blow with bellows : Körüklemek.

Convolution of a bellows : Körük dilimi.

Forge bellows : Demirci körüğü.

Pair of bellows : Körük.

Welded bellows : Kaynaklı körük.

Saul bellow : 1976 nobel edebiyat ödülü sahibi. (1915-2005) kanada asıllı amerikalı yazar.

Bellow : Bağırmak. Feryat. Bağırış. Böğürtü. Kükreme. Böğürmek. Kükremek. Feryat etmek. Körük. Öğürmek.

Cerebellospinal : Beyincik ve omurilikle ilgili olan. Serebellospinal.

Spring opposed bellow : Yaylı körük.

Labelloid : Dil pabucuna benzeyen. Dudağa benzeyen (botanik terimi).

İngilizce Bellows Türkçe anlamı, Bellows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bellows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blowers : Üfleyici. Telefon. Havalandırma. Vantilatör.

Bellowed : Feryat. Böğürmek. Bağırmak. Bağırış. Böğürtü. Feryat etmek. Kükremek. Öğürmek. Kükreme.

Windbag : Çalçene. Geveze. Lafebesi. Dillidüdük. Çenesi düşük kimse. Boşboğaz. Farfara.

 

Jetway : Yolcuların uçaktan inmelerini ve binmelerini sağlamak için uçak ve havaalanı binası arasına inşa edilmiş yükseltilmiş kapalı geçit.

Bellow : Kükremek. Böğürmek. Kükreme. Feryat. Bağırış. Feryat etmek. Böğürtü. Bağırmak. Öğürmek.

Blower : Üfleme makinesi. Demirbaş körüğü. Telefon. Havalandırma. Vantilatör. Üfleyici. Basınçlı hava üfleci.

Windbags : Dillidüdük. Geveze. Farfara. Boşboğaz. Çenesi düşük kimse. Çalçene. Lafebesi.

Loading bridge : Yükleme köprüsü.

Fan : Yelpazelenmek. Pervane. Sinema delisi. Yelpaze. Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt. Taraftar. Pervane (gemi). Yellemek. Serinletmek. Hava vermek.

Smoker : Çilim çeken kimse. İçici. Puro içen kimse. Sigara içilen bölüm. Sigara içilebilen vagon. Çilim çekenlere ayrılmış vagon. Pipo içen kimse. Arıcı körüğü. Tütün. Sigara içen kimse.

Bellows synonyms : fans, folding hood, bellowing, pair of bellows, centrifugal fan.

Bellows ingilizce tanımı, definition of Bellows

Bellows kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument, utensil, or machine, which, by alternate expansion and contraction, or by rise and fall of the top, draws in air through a valve and expels it through a tube for various purposes, as blowing fires, ventilating mines, or filling the pipes of an organ with wind.